SON DAKİKA
reklam
reklam

Poyrazköy

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 18 Ekim 2026, Pazar - 13:35   Okunma Sayısı:

 

    İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında yer alır. Kuzey ve batı kesimi denizle çevrili, güney ve doğusu ormanlıktır. Kuzeydoğusunda Anadolufeneri köyü, doğusunda Kaynarca, güneydoğusunda Akbaba ve güneybatısında Anadolukavağı yer alır.

    Köyün çevresi deniz ve ormanla çevrilidir. Muazzam doğa güzelliğe sahiptir. Ormanlarında kestane, ıhlamur, meşe, gürgen, çam ve diğer ağaçlar bulunmaktadır. Eşsiz bir sahile sahip olan Poyrazköy, deniz yatlarının da faydalandığı çok güzel bir balıkçı barınağına sahiptir. Balıkçı barınağı 2001 yılında hizmete girmiştir.

 

İshak Ağa’nın kayıtlarından

1.Köyde önceleri Cenevizliler daha sonrada Bizanslıların oturduğu bu yerde insanların geçimlerini balıkçılık ve üzüm bağlarıyla sağladıkları bilinmektedir. İshak Ağa’nın kayıtlarına göre 1840’da 16 haneden oluşan köyde 64 insan yaşamaktadır. Çoğunluk Rum kökenlidir ve birkaç Türk vardır. Az sayıda Türk arasında Mustafa Süer isimli şahıs resmi imamdır. Görev yeri Poyrazköy’e bağlı Filburnu’ndaki taburdur. Bu tarihten itibaren Karadeniz kökenli vatandaşların köye yerleşmeleri ve çoğalmalarıyla sayıları gittikçe azalan Rum kökenli insanlar köyü terk etmişlerdir.

2- Cumhuriyetin ilan edilmesiyle birlikte köy idaresinin teşkilini içeren kayıtlar mevcuttur. Köy, 1928 yılı itibarıyla resmi kimliğine kavuşmuştur.

3. Köyün eskilerinden olan Şaban Bakır hatıralarında, 1931 yılında Kemal Atatürk’ün, Ertuğrul yatıyla köyün koyuna (şimdiki plaj ağzına) geldiğine yer vermiştir. Şaban Bakır, Atatürk’ü bir sandalla Ertuğrul yatından alarak kıyıya çıkarmış. 1931 yıllarında 17 yaşında olan Şaban Bakır 2007 yılında vefat etmiştir. Şimdiki plaj kesiminde karaya ayak basan Kemal Atatürk köyün muhtarına bu yerin plaja uygun olduğu tavsiyesinde bulunmuş ve köyde bir de iskele yapılmasını istemiştir. (Atatürk’ün anısına köye ilk adım attığı yer Atatürk parkı olarak düzenlenmiştir)

Özellikleri;
4. Poyraz, 400 haneli yaklaşık 1000 nüfusludur.  Poyrazköy’ün ilçeyle kara yolu bağlantısı 1958 yılına kadar deniz yoluyla balıkçı tekneleriyle yapılmıştır. Anadolufeneri’ne yol 1941 yıllarında kazma ve küreklerle insan gücüyle yapılmış, 1958 yılında ise Poyrazköy’den bu yola bağlantı yapılarak köy halkının ilçeyle bağlantısı sağlanmıştır.

5. II. Dünya Savaşı ile birlikte köye giriş çıkışlar asker kontrolünde yapılmış ve1988 yılında Başbakan Turgut Özal’ın köyü ziyaretinde köye giriş çıkışlar serbest bırakılmıştır.

 

Poyraz Kalesi

    Poyraz Kalesi, gözetleme kulesi, şimdiki camisi (tadilat görmüştür) ve çeşmesi Osmanlı tarihçisi Cevdet Paşa (Osmanlı Devleti’nin 1774’ten sonra tarihini yazmakla görevli devlet adamı)’nın kayıtlarına göre 1.Abdülhamid döneminde 1774 yılında kaptan-ı deryalığa atanan Cezayirli Hasan Paşa tarafından 1778 yıllarında Fransız Mimar Baron de Tott’a yaptırılmıştır.

Poyraz ile ilgili arşiv belgelerinden ayrıntılar

     İstanbul’daki sefir ve konsoloslar bazı zamanlar istimbotla Anadolukavağı Kalesi’nin ilerisinde Poyraz’a kadar gider sonra Büyükdere’ye dönerlermiş. Büyükdere Koyu son kontrol noktası olarak kabul edilmiş, poyrazın şiddetli estiği zamanlarda gemiler Beykoz Koyu’na sığınmışlar.             

    Tophane’den Boğaz’daki kalelere yapılacak mühimmat sevki için her defasında kayık, at arabası, öküz, camız ihtiyacı belirlenir, İstanbul esnafından kürekçiler, köprü inşası için neccar (marangoz), baltacı ve demirciler tespit edilirmiş. Ameleler, ücretleri belirlendikten sonra Poyraz’a, Fener ve Kavak’a gönderilmek üzere Beykoz’da toplanırlarmış. 

    Padişah, Boğaz’a yaptığı bir gezide, Donanma gemilerinden barut çalınıp Beykoz kârhanelerinde (işyeri) satıldığına ve Poyraz ve Anadolufeneri Kalelerindeki askerlere su taşıyan beygirlerin yük taşıyamayacak kadar cılız olduklarına dair ihbar almıştır. Konuyu gizlice tahkik ettirmiş ve sıralı amirlerden hesap sormuştur.

 

Kaynaklar: Başbakanlık Osmanlı Arşivi

Poyrazköy

 

    İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında yer alır. Kuzey ve batı kesimi denizle çevrili, güney ve doğusu ormanlıktır. Kuzeydoğusunda Anadolufeneri köyü, doğusunda Kaynarca, güneydoğusunda Akbaba ve güneybatısında Anadolukavağı yer alır.

    Köyün çevresi deniz ve ormanla çevrilidir. Muazzam doğa güzelliğe sahiptir. Ormanlarında kestane, ıhlamur, meşe, gürgen, çam ve diğer ağaçlar bulunmaktadır. Eşsiz bir sahile sahip olan Poyrazköy, deniz yatlarının da faydalandığı çok güzel bir balıkçı barınağına sahiptir. Balıkçı barınağı 2001 yılında hizmete girmiştir.

 

İshak Ağa’nın kayıtlarından

1.Köyde önceleri Cenevizliler daha sonrada Bizanslıların oturduğu bu yerde insanların geçimlerini balıkçılık ve üzüm bağlarıyla sağladıkları bilinmektedir. İshak Ağa’nın kayıtlarına göre 1840’da 16 haneden oluşan köyde 64 insan yaşamaktadır. Çoğunluk Rum kökenlidir ve birkaç Türk vardır. Az sayıda Türk arasında Mustafa Süer isimli şahıs resmi imamdır. Görev yeri Poyrazköy’e bağlı Filburnu’ndaki taburdur. Bu tarihten itibaren Karadeniz kökenli vatandaşların köye yerleşmeleri ve çoğalmalarıyla sayıları gittikçe azalan Rum kökenli insanlar köyü terk etmişlerdir.

2- Cumhuriyetin ilan edilmesiyle birlikte köy idaresinin teşkilini içeren kayıtlar mevcuttur. Köy, 1928 yılı itibarıyla resmi kimliğine kavuşmuştur.

3. Köyün eskilerinden olan Şaban Bakır hatıralarında, 1931 yılında Kemal Atatürk’ün, Ertuğrul yatıyla köyün koyuna (şimdiki plaj ağzına) geldiğine yer vermiştir. Şaban Bakır, Atatürk’ü bir sandalla Ertuğrul yatından alarak kıyıya çıkarmış. 1931 yıllarında 17 yaşında olan Şaban Bakır 2007 yılında vefat etmiştir. Şimdiki plaj kesiminde karaya ayak basan Kemal Atatürk köyün muhtarına bu yerin plaja uygun olduğu tavsiyesinde bulunmuş ve köyde bir de iskele yapılmasını istemiştir. (Atatürk’ün anısına köye ilk adım attığı yer Atatürk parkı olarak düzenlenmiştir)

Özellikleri;
4. Poyraz, 400 haneli yaklaşık 1000 nüfusludur.  Poyrazköy’ün ilçeyle kara yolu bağlantısı 1958 yılına kadar deniz yoluyla balıkçı tekneleriyle yapılmıştır. Anadolufeneri’ne yol 1941 yıllarında kazma ve küreklerle insan gücüyle yapılmış, 1958 yılında ise Poyrazköy’den bu yola bağlantı yapılarak köy halkının ilçeyle bağlantısı sağlanmıştır.

5. II. Dünya Savaşı ile birlikte köye giriş çıkışlar asker kontrolünde yapılmış ve1988 yılında Başbakan Turgut Özal’ın köyü ziyaretinde köye giriş çıkışlar serbest bırakılmıştır.

 

Poyraz Kalesi

    Poyraz Kalesi, gözetleme kulesi, şimdiki camisi (tadilat görmüştür) ve çeşmesi Osmanlı tarihçisi Cevdet Paşa (Osmanlı Devleti’nin 1774’ten sonra tarihini yazmakla görevli devlet adamı)’nın kayıtlarına göre 1.Abdülhamid döneminde 1774 yılında kaptan-ı deryalığa atanan Cezayirli Hasan Paşa tarafından 1778 yıllarında Fransız Mimar Baron de Tott’a yaptırılmıştır.

Poyraz ile ilgili arşiv belgelerinden ayrıntılar

     İstanbul’daki sefir ve konsoloslar bazı zamanlar istimbotla Anadolukavağı Kalesi’nin ilerisinde Poyraz’a kadar gider sonra Büyükdere’ye dönerlermiş. Büyükdere Koyu son kontrol noktası olarak kabul edilmiş, poyrazın şiddetli estiği zamanlarda gemiler Beykoz Koyu’na sığınmışlar.             

    Tophane’den Boğaz’daki kalelere yapılacak mühimmat sevki için her defasında kayık, at arabası, öküz, camız ihtiyacı belirlenir, İstanbul esnafından kürekçiler, köprü inşası için neccar (marangoz), baltacı ve demirciler tespit edilirmiş. Ameleler, ücretleri belirlendikten sonra Poyraz’a, Fener ve Kavak’a gönderilmek üzere Beykoz’da toplanırlarmış. 

    Padişah, Boğaz’a yaptığı bir gezide, Donanma gemilerinden barut çalınıp Beykoz kârhanelerinde (işyeri) satıldığına ve Poyraz ve Anadolufeneri Kalelerindeki askerlere su taşıyan beygirlerin yük taşıyamayacak kadar cılız olduklarına dair ihbar almıştır. Konuyu gizlice tahkik ettirmiş ve sıralı amirlerden hesap sormuştur.

 

Kaynaklar: Başbakanlık Osmanlı Arşivi

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam