SON DAKİKA
reklam
reklam

Doğrularla yanlışların mutluluğu

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 21 Ekim 2026, Çarşamba - 12:55   Okunma Sayısı:

 

***İhraç malları

    Dış ülkelere ihraç ettiğimiz kimyon, kuru incir, Antep fıstığı, susam tohumları, mandalina gibi ürünler yapılan kontrollerde Salmonella bakterisi taşıdığı gerekçesiyle sınırdan geri çevriliyor. Yurdumuza tekrar getirilen sebze ve meyveler imha edilecekmiş. İmha edilme şeklinden, yerinden, tutulan tutanaklardan vaz geçtim; bu zarar kime yazar?

 

***Sanat eserleri

    Ülkemizde sanat eserlerine karşı duyarsız olduğumuz üzerine aramızda bir sohbet başlamıştı. Sordum: 

    ---Tarihi eserlerin, örneğin bir çeşmenin üzerine neden yazı yazılır? 

    ---Risksiz olduğu için… Sahibi yok, kovalayanı yok, cezası yok…

 

***Cenaze

    Cenaze konvoyu geçiyordu, trafik tıkandı. Konumuz ‘cenaze’ olmaya başladı. Ben söze girdim: İstanbul mezarlıklarında “sınıf ağlayıcıları” olduğunu söyledim. Örneğin; birinci sınıf ağlayıcı, en çok ağlar ve en büyük bahşişi alır. İkinci sınıf ağlayıcı daha az ağlar ve daha az bahşiş alır gibi…  Konu ağlamakla ilgili olduğundan züğürt adam yine söze girdi:

 

Ne diyim de ağlayım

Ölü bizim olmayınca.

Kötüler tükenir mi,

Üçer beşer ölmeyince.

 

***İsa’ya karşı konuşma

    Yahudiler gelir ve Hz. İsa’ya en ağır sözleri söylerler. Hz. İsa ise onlara sakin bir şekilde karşılık verir. Bunu yadırgayanlara da, 

 

---Herkes kendi içinde taşıdığı değerlere göre konuşur. der.

 

***Trende

    Yaşlı hanım inmek için kapıya yöneldiği esnada pervasızca yatan yaratığın (!) uzattığı ayaklarına çarptı. Sendeledi, koluna girenlerin yardımıyla düşmekten son anda kurtulmuş oldu. Yaratık uyandı, bozulmuştu bu duruma…

 

      ---Yürürken nereye bakıyorsun teyze?

      ---Senin ayaklarına…

 

***İzmir Körfezi

     İzmir Körfezi’nin kirliliği TBMM’de gündem oluyor. Herkes bugünkü durumu konuşuyor. Oysa olumsuzluğun kökleri dünde yatıyor. Küçücük bir körfezin etrafı binlerce insanın barındığı yapılarla dolu. Körfez çevresine ulu orta ruhsat verilmesine kimler sebep oldu? Tonlarca atığın nereye gittiği hesaplandı mı? Benzer olaylar Ergene Nehri’nin suyu, Saros Körfezi’nin durumu, Gediz, Menderes, Sakarya, Fırat, Dicle, Kızılırmak, Yeşilırmak, Seyhan, Ceyhan Nehirlerinin havzaları için de düşünülüyor mu? 

 

***Aşiret düğününü sollayan görgüsüzlük

Aşiret düğünleri takı ve para takma gösterisiyle bilinir. Bilmem kaç kilo altın, şu kadar para vb… Bu kişiler hangi inancın sahibidirler? Devletin maliye memuru oraya gider mi?  Veya “servetin şu kadarı devlete vergi olarak ödenmelidir” der mi? Ya da düğün sahipleri beyanda bulunur mu? Yoksul insanların gözüne sokarcasına görgüsüzlük örneği aşiret düğünlerini görüyoruz ekranlarda.

 Bunlara bir son verilmesi gerekmiyor mu?

 

***Hastanede ziyaret

    Hastanede yatanları her ay düzenli olarak ziyarete gideriz.  Düşme sonucu kalça kemiği kırılmış olan hastanın yakınları ile odanın dışında konuşuyoruz. Anlatan hanım, doktor bize “ameliyat öncesi …… ilaçlarının üç gün önceden alınmaması gerektiğini” söyledi. Biz nereden bileceğiz ne zaman düşeceğimizi? 

 

***Bilimsel yanlışların doğruyu buldurması

Penisilinin keşfi 1928 yılında İskoç bakteriyolog Alexander Fleming’in Londra’daki Hospital’deki St. Mary’s laboratuvarında unuttuğu ve küflenen bir petri kabı (teknik olarak bir hata veya ihmal). Bu hatanın fark edilmesiyle penisilin keşfedilmiş ve milyonlarca hayat kurtulmuştur. Tatil dönüşü kapları incelerken kaplardan birine havadan bulaşan küf mantarının yerleştiğini fark eder. Bu mantarın etrafındaki dairesel alanda bakterilerin çoğalamadığını ve şeffaflaşarak öldüğünü görür.

 

***Kısa bir karakter hikayesi

Bir Fransız, bir İngiliz ve bir Rus romana başlar.

---Fransız karakter aşık olur, düello eder,

---İngiliz karakter çay içer, miras bekler,

---Rus karakter 300 sayfa boyunca vicdan azabı çeker, soğukta yürür, tren garında felsefe yapar ve sonunda dördüncü ismiyle çağırıldığı için okuyucunun kafasını karıştırır.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam