PKK terör örgütü 1984 yılında başlattığı eylem faaliyetlerini günümüze kadar bir şekilde taşımıştır. 1984-1990 arasındaki dönemde uğradığı zafiyetten çatışmasızlık, kardeşlik, silahların bırakılması, ateş kes gibi oyalama taktikleriyle sıyrılmaya çalışmıştır.
Bu dönemin PKK liderleri, halkı sindirmenin çeşitli yöntemlerini araştırmış ve eylemlerini daha ziyade köy, karakol, sağlık ocağı ve okullara saldırmak şeklinde sürdürmüştür. Her türlü tahribat, mezalim ve vahşetin işlendiği bu dönem en büyük zararı Kürt insanımız görmüş, nice canlar gitmiştir.
Körfez Harekâtı yeni başlangıç
1990 yılında Körfez Harekâtı’yla birlikte 36’ncı paralelin kuzeyi Irak Hava Kuvvetlerine kapatılmış ve uçuşa yasak bölge ilan edilmiştir. Irak kuzey arazisindeki faaliyetlerin Irak ordusunca kontrol edilemeyişi ve ABD unsurlarının bu bölgede bulunması nedeniyle PKK, kendisine uygun bir manevra alanına kavuşmuştur. Her eylemden sonra güvenli bölge olarak gördüğü ve tesis ettiği kamplarıyla üs bölgeleri oluşturduğu sınır ötesine çekilmiştir.
Körfez Harekâtı’nın PKK terör örgütüne sağladığı büyük imkânlardan birisi de Irak ordusundan çalınan veya satılan silahların, her çaptaki mühimmatın ve lojistik tesislerin PKK’nın eline geçmesi olmuştur. Bu durum örgütün saldırı ve savunma taktiklerini de değiştirmesine yol açmıştır. Uçaksavar silahlarına sahip olan örgüt, üzerinde ağır baskı oluşturan saldırı helikopterlerine, önemli tesislere ve toplu birliklere karşı bunları kullanmaya başlamıştır.
Yeniden ivme kazanan mücadeleler
Sınır ötesi operasyonlar, Avrupa’da PKK’ya destek sağlayan devletlerle görüşmeler yapmak, NATO’ya tahsisli olduğu için kullandırılmak istenmeyen tankların yerine Rusya’dan BTR’ler satın almak, örgütün mali kaynaklarını kurutmak şeklinde yürütülen mücadelelere yeniden ivme kazandırılmıştır.
1999 yılında örgütün lideri ve bir yardımcısının yakalanarak Türkiye’ye teslim edilmesiyle PKK terör örgütü, 2000’li yılların başında “belinin kırılma noktasına”getirilmiştir. Karşılıklı suçlamalar sonucu iç infazlar ve liderlik savaşlarıyla örgüt, sarsıntı yaşamaya başlamıştır.
Ateşkes dönemleri
Kuruluşundan itibaren bu tarihe kadar dört kez “ateşkes” ilan eden PKK, çatışmasızlık dönemlerini daha ziyade kış mevsimine girildiği veya lojistik tesislerinin tahrip edildiği ağır zayiat dönemlerinde almıştır. Bölücübaşı yakalandıktan sonra bizzat kendisi örgüte “ateşkes” çağrısı yapmış ve militanların sınır dışına çıkmasını istemiştir.
2000’li yıllara girilmesiyle koşullar biraz daha yumuşatılmış, militanları “dağdan düze indirme” ve “af” projeleri üzerinde çalışmalar ele alınmıştır. Bu bağlamda güney sınırlarımızda mayınlı sahalar temizlenmiş, kardeşlik projesi gereği dağdan inenler karşılanmış ve suça karışmamış olanlar ayıklanmıştır.
Çözüm süreci
Bu gelişmelerin ardından çözüm süreci başlatıldı. Örgüt, hayal bile edemeyeceği sayıda elemanı bu dönemde dağa çekmeyi başardı. Kısa menzilli Rus füzelerinden temin etti. Rus yapımı mermilerden satın aldı.