Karadeniz’deki en büyük görev alan iki gemiden (diğeri Rus donanmasına ait Parizhskaya idi) olarak öne çıkıyordu.
20 Aralık 1950'de aktif görevden alınan ve 14 Kasım 1954'te donanma envanterinden düşürülen Yavuz Zırhlısı 1971'de sökülmek üzere M.K.E. Seyman'a satıldı. 7 Haziran 1973'te söküm alanına çekilen Yavuz, Şubat 1976'da tam olarak sökülmüş, ancak 1980’lere kadar söküm için kurulan atölyede çalışmalar devam etmişti.
**************************************************
Ülkemizin ve dünyanın en önemli fotoğraf sanatçılarından olan Ara Güler’in yönettiği tek film olan “Kahramanın Sonu” nihayet !f 2018 (17. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali) programında yer buldu ve Yeşim Ustaoğlu ve Ara Güler’in sohbetiyle de özel bir anlama kavuştu. Zira sohbette Güler’in Yeşim Ustaoğlu’nun ilk kez hangi filminde yer aldığına dair ilginç bir öyküyü öğrendik. Bu filmin adı ise Bir Anı Yakalamak(1984) idi. Film çekilirken oluşan hoş bir rastlantının sonucu Yeşim Ustaoğlu ve Ara Güler bir araya geliyor ve 30 seneyi de aşan dostluk hikayesi başlıyor.
Güler’in 1975’te çektiği ve dünyada çok az gösterim olanağı bulmuş filmi “Kahramanın Sonu”. Güler’in I. Dünya Savaşı’nda ölüme mahkum edilen Yavuz Zırhlısı’nın hikâyesini anlattığı ve 16 mm’lik olarak çektiği film içinde bulunan görüntülerden ötürü tam bir “ Usta İşi” ve izlediğimizde de özel anlatı tarzından ötürü özel bir niteliğe sahip . İsmet Ay ve Necdet Yakın’ı lunaparkta gösteri sanatçısı olarak gördüğümüz filmde Ruhi Su’nun Çanakkale’de en çok şehit veren illerimizden olan Kastamonuluların yazdıkları “Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı” diye de bildiğimiz Çanakkale Türküsü yorumuyla geminin faaliyet gösterdiği döneme ait görüntüleri görüyoruz. Daha sonra ise; geminin çekim görüntülerini izliyor ve filme neden “Kahramanın Sonu” adının verildiğini daha iyi anlıyoruz.
Güler’in Stern dergisine çalıştığı dönemde dergiden gelen öneri sonucu çekmeye başladığı fotoğraflar “Çocukluk Kahramanım” dediği “Kahramanın Sonu” filmiyle taçlanıyor. Çanakkale Savaşı ve Afrin’de Zeytin Dalı Harekâtı başta olmak üzere tüm kahraman şehitlerimizi ve hayatta olmayan gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Yaşayan gazilerimize şükran ve minnetlerimizi gönderiyorum. Benimle beraber filmi izlemeye gelen Anıl Dinçer kardeşimize de teşekkürlerimizi iletiyorum.