Türkiye bir harekâtın içinde… Devletin üst kademeleri toplantı üstüne toplantılar yapıyor, komuta kademesi sürekli yedek planlar hazırlıyor. Bakanlıklar, olası bir harekâtın kendisini hangi yönden ilgilendireceği, maliyetinin nereye varacağı ve ne gibi önlemler alabilecekleri konusunda araştırma ve incelemeler yapıyor.
ABD, stratejik ortaklık ve NATO ittifakı gereği IŞİD odaklı şer merkezine yönelik hava operasyonlarında Avrupa ülkelerinin katkı sağlamasını, Türkiye’nin daha fazla öne çıkmasını istiyor.
TSK’nın, üzerine düşecek her türlü görevi ifa edebilmek için geceli gündüzlü çaba sarf ettiğini görsel ve yazılı basından izliyoruz. Suriye ve Irak topraklarındaki birliklerimiz diken üstündedir.
Bu bölgeler, diğer bölgelerimizden buraya akan birliklerle sürekli bir hareketlilik yaşıyor. Ayrıca bu bölgelerde yabancı askerler, askeri heyetler ve uzun menzilli silahlar vardır. Yanlış anlamalar, silahlardaki fabrikasyon hatalar veya gece/sis/karanlık şartlarında sapmalar küçük çatışmalara dahi sebep olabilir.
Mevsim bir süre sonra dönecek, geçilemeyen yerler geçit vermeye başlayacaktır. Teröristlerden ülkemize sızmaya çalışanlar, casusluk ve sabotaja faaliyetlerine yönelenler mutlaka olacaktır. İstihbarat teşkilâtımız ve Silahlı Kuvvetlerimiz ağır koşullarda yürüttüğü vazifesini bu engellerle de en iyi şekilde yerine getirecektir.
Görevlendirilen birlik ve unsurlar, bir yandan teröristlerden temizlediği bölgelerin emniyetini almaya devam ederken bir yandan da Afrin ve köylerindeki insanların emniyet, iaşe ve barındırılmasını sağlamak için çırpınmakta, şehitler vermektedir.
Bu görevler sırasında PKK terörü nedeniyle her yöne karşı kendi emniyetini de almak zorunda kalmaktadır. Görevlerini en iyi şekilde yapacaklarına inancımız tamdır. Askerlerimize yaşadıkları ve yaşayacakları zorluklardan dolayı kolaylıklar diliyorum. Hiçbirinin burnunun kanamasına gönlüm razı olamaz. Var olun aslanlar!
Boğazlarda deniz trafiği
Boğazlarda kaza olmaması bir mucizedir. Karada magandalar olduğu gibi denizde de magandaların olduğu bir gerçek. Kanun kitap tanımayan insanlar ne yazık ki günden güne de artmaktadır.
Bilinçsizce davranışlar
Bu bilinçsiz insanlar, denizde meydana gelen bir kazada paniğin karadakine göre iki kat daha fazla olacağını düşünemiyorlar. Kadıköy-Karaköy arasında sık sık vapurla geçen birisi olarak gördüğüm nahoşluklar var.
Vapur, yolcu motoru, deniz otobüsü, sürat teknesi, tahlisiye botları, akaryakıt çeken küçük lojistik gemiler ve benzeri su üstü vasıtaları transit geçiş yapan dev gemilerin arasında cirit atmaktadır.
Bir Beykozlu olarak çocukluğumdan beri kaptanın endişesini yansıtan ve acı acı çalan düdük seslerinin yabancısı değilim.
Boğazlardan geçişi düzenleyen mevcut kontrol sistemine belki de teknolojinin yeniliklerinin katılması gerekiyor. Uydudan kontrol edilerek hatalı hareketleri yapanların tespit edilmesi ve mutlaka cezalandırılması gerekir. Belki de bunu yapan bir merkez vardır; ama hiç sesi çıkmıyor.
Emniyet Müdürlüğü her ay bilançolar veriyor. Magandaların hatalarını ekranlarda görüyoruz. Mahkemelerin bu kişilere verdiği cezaları dinliyoruz. Bu tür yaptırımların denizlerde olanlarını da duymak istiyoruz. Şuursuzca hareketler giderek artıyor.
Kapalı tünellerde hız limitini aşan araçlara radyo veya telsizle uyarı yapılıyor. Tekne ve gemilere de havadan helikopterle ama halkın da duyacağı şekilde uyarı yapılmasının yararlı olacağını düşünüyorum.