SON DAKİKA
reklam
reklam

Üç Ustaya Veda (l)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 20 Nisan 2018, Cuma - 10:00   Okunma Sayısı:

Bir süredir İstanbul Film Festivalini takip etmek bana güzel bir terapi oldu. Söyle ki; insanlarla ve özellikle festival severlerle güzel ve faydalı kritikler yaptık. Festival değerlendirmemi sizlerle daha sonra paylaşacağım. Ancak; hafta sonu ve festivalin devam ettiği günlerde sinemayı sanat dalı haline getiren iki ustanın peş peşe ölüm haberlerini aldık. Gerçi; onlar arkalarında bıraktığı eserlerle zaten ölümsüz olmuşlardı lakin, üzüldüm doğrusu.
2 kere En İyi Yönetmen dalında ( Guguk Kuşu ve Amadeus) Oscar kazanmış Miloš Forman’ın ölüm haberini aldık önce. Prag doğumlu usta isim, anne ve babasını Naziler'in toplama kamplarında yitiren ve sinema tutkusuyla hayata bağlanmış , sinemaya da kendi anlattığı üzere “Bırakmak İstemese Bile.” kült eserler bırakmış biri. Forman’ın sinemasal anlayışı ise hiçbir zaman belirli kalıplar çerçevesinde değerlendirilemeyecek bir anlayışı temsil eder. Üstelik de kendine özgü bir dil kullanmıştır.
Pek çok kişi için Miloš Forman’ın iz bırakan filmi var. Guguk Kuşu, Hair,Amadeus, Ragtime, The People vs Larry Flint, Man On The Moon aklımıza gelenler. Bunlardan birisinin bende bıraktığı iz ise çok daha farklı. 9 yaşındayken televizyonda izlediğim ve ülkemizde Karadeniz şivesiyle seslendirilen ( Koşun İtfaiyeciler / The Fireman’s Ball/ Horí, Má Panenko) bir güldürü filmi gibi dursa da, keskin bir bürokrasi eleştirişine sahiptir.
Filmin konusunu anlatırsak; 86 yaşındaki emekli şefine emeklilik hediyesi olarak törenle bir itfaiyeci baltası verilmesi düşünülür. Kanser hastası olan ve birkaç aylık ömrü kalan itfaiyecimiz, kendisini tam bir kaosun içinde bulur. Üstelik; bir de buna bir güzellik yarışması eklenince filmdeki güldürü düzeyini varın siz düşünün !
Koşun İtfaiyeciler; bir güldürü filmi olarak görülebilmekte ve bu çerçevede de değerlendirilmektedir. Ancak; bürokrasinin hantallığı ve bu minvalde gelişen yapısı filmin önemini ortaya koymaktadır.
(Devamı yarın)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam