Önemli iki husus, hayatını kaybeden insanlarımızın olması ve Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in ve milli egemenliğin tecelligâhı Meclis’in bombalanmasıdır. Bu iki konu milletimizin yüreklerini burkmuştur. Meclisimiz zor günlerin ve bunaltıcı şartların içinde en ağır kararların alındığı Gazi Meclis’tir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmetler, yaralılarımıza şifalar diliyorum.
Halkın tepkisi
Darbeye karşı çıkan halk, temiz duygularla darbecilerin önünü kesmiş; ancak içlerinde heyecanını kontrol edemeyen veya aşırı uçların kışkırtıcısı durumundaki bazı fanatikler, özellikle bir kısım erlere karşı acımasız hareketlere yönelmişlerdir.
Anası babası onu darbe yapsın diye mi gönderdi asker ocağına? Ne olduğunu bile bilmediği bir olayın içinde buluverdi kendini... Diğer erler gibi hepimizin çocuklarının başına gelemez miydi? Asıl suçlular, onları yanlış istikamette kullananlardır.
Darbeyi planlayan ve uygulama geçen failler zaten adaletin pençesine düşmüşlerdir. Yargılanacaklar ve gereken cezalara çarptırılacaklardır. Yüce adaletin bu konuda tecelli edeceğine inanıyorum.
Bundan sonra neler olabilir?
Komuta kademesinin az da olsa zarar gördüğü kesindir. Silahlı Kuvvetlerimiz, milletimizin içine düştüğü her zor durumda (savaş, terörle mücadele, deprem, sel...) yaraları sarmasını bildiği gibi kendi yaralarını sarmasını da bilir. Boş kadroların harp gücünde ve NATO vazifelerinde bir zafiyet yaratmaması için gerekli tedbirleri alacak ve geçirmekte olduğu bu çok hassas dönemi en iyi ve en kısa zamanda atlatacaktır.
1.Terör örgütü, gelişmeleri TSK’nın yaşadığı bir zafiyet olarak görecek, yeni bir strateji belirleyecektir. Hiyerarşik yapının dışında oluşan bir grubun hareketini göz ardı ederek “milletini ve Meclis’ini bombalayan bir ordunun Kürt halkı üzerindeki acımasızlığı” temasını işleyecektir.
2. Darbeci zihniyetin kökleri, her uygun ortamı fırsat bilecek ve filizlenmeye çalışacaktır. TSK’dan, Emniyet teşkilatından ve özel güvenlik kuruluşlarından disiplin yoluyla atılanların temin edecekleri üniforma, araç ve gereçlerle (muhabere malzemeleri, patlayıcı madde vb) legal kuruluşlara sızmaya, diğer terör örgütleriyle işbirliği yapmaya, suikast ve sabotaj eylemleri düzenlemeye yönelebilecekleri de bir ihtimaldir.
3. Bu şekildeki girişimi fırsat bilen ve Türkiye’ye karşı hasmane duygular besleyen ülke ve kuruluşlar, etnik ve mezhepsel kışkırtmalara ağırlık verebilirler. Yabancı basının belirli kaynaklarında Türkiye hakkında çıkan yazıların, tonunu ve yoğunluğunu arttırarak devam etmesi de mümkündür.
Yapılamaz mıydı?
Öncelikle ülkenin Genel Kurmay Başkanı kendi karargâhında yakın çalışma arkadaşları tarafından rehin alınıp karargâh dışına çıkarılabiliyorsa ne kadar ciddi bir tehdit karşısında bulunduğumuz daha iyi anlaşılabilir.
Her yıl YAŞ toplantılarında terfi sırası gelen albay rütbesindeki kişiler elekten geçirilircesine incelenir, terfie layık olduğu kanaatine varıldıktan sonra ilgili makamların onayıyla generalliğe terfi ettirilir.
Bugün karşımıza çıkan rakamlara baktığımızda darbe heveslilerinden çoğunun yeni terfi etmiş ve kıta hizmetine atanmış olan general ve amiraller olduğunu görüyoruz. Bundan sonra kişilerin terfileri öncesinde yapılan incelemelerin daha hassas şekilde başka kriterlerle desteklenmesi ve belirli sürelerde istihbarî yönden periyodik izlenme raporlarının titizlikle hazırlanması muhtemeldir.
Üst akıl veya dış mihraklardan emir aldığı söylenen aklını kiraya vermiş bu kişilerin terfi zamanlarında inceleme ve izlenmeleri yapılmış; ama onlar kendilerine beslenen güveni istismar etmişlerdir. Şok dönemi atlatılır atlatılmaz bu hususların ele alınacağı muhakkaktır.
Şimdiden erken mi?
Yargıda yapılan tutuklamalar yeni başlatılmıştır. Bilhassa yargı mensupları, yargılanmaları sonrasında iç hukuk yollarında kendi istedikleri sonuçları alamadıkları davalarını AİHM’e taşıyacaklardır.
Unutmamak gerekir ki, Türkiye’yi de dünya âleme rezil etmeye ve başkalarının oyuncağı durumuna düşürmeye devam edeceklerdir. Bu hususları bugünden konuşmak belki erken gibi kabul edilebilirse de bugünden tezi yok konuşmak gerektiğini de bilmeliyiz.
Vatandaşlarımıza düşenler/yapılacaklar
Bu bağlamda, ordumuz hepimizin gözbebeği ve şefkat ocağıdır. Türkiye’nin güneydoğusunda Irak ile 378 km, Suriye ile 877 km.lik bir cephede terör örgütleriyle mücadele içindedir. Erlerimiz de dahil olmak üzere halen muvazzaf durumda olan subay, astsubay ve uzmanlarımızın morallerini etkileyebilecek üzücü, yıkıcı, küçültücü demeç ve tavırlardan kaçınmalıyız. Olay TSK’ya mal edilemez.
Sayın Cumhurbaşkanı da bu konuyu özellikle belirtmiş, olayın ciddiyetini ve ağır maliyetini vurgulamıştır. Zaman, yaraların iyileşmesi için bir ilaçtır. Şehitler toprağa verilecek, hasarlar onarılacak, sistem yenilenecek ve aksayan tarafları yeniden ele alınacaktır.
Bu acı dolu günleri bir daha görmemek ve yaşamamak dileğimizdir. Darbe sırasında ezilen araçların kamulaştırılarak; darba heveslilerin yaptıkları telefon konuşmaları ve yazışmalarının derlenerek, tespit edilen görüntü, video ve toplu hareketlerin toplanarak kurulacak olan demokrasi müzesine konmalıdır.