SON DAKİKA
reklam
reklam

Çirkinlik demetlerinden

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 21 Mayıs 2018, Pazartesi - 10:00   Okunma Sayısı:

Şehir dışı/İlçe dışı orman alanları (Karabük yolu) 
Tabiatın bahşettiği güzellikler bazı ıssız köşelerde kirletilebiliyor. Hafta sonunda yapacağınız gezileri bazen üzüntüyle kapatabilirsiniz. Çöp dağı diyebileceğimiz bu mıntıka görüntü kirliliğinin yanında dayanılmaz kokuların etrafa saçıldığına da tanık olabilirsiniz. Belediyelerimiz bazen böyle çirkinlikleri görmezden gelebiliyor ve tedbir almıyor.
Bu çirkinlikler en basitinden çöp işleme noktaları oluşturularak yeniden üretime kazandırılabilir, atıklar ayıklanabilir. Naylon, şişe, demir gibi maddeler yeniden üretime dönüştürülüyor veya ısı enerjisinde kullanılıyor. Özellikle koku ve mikrop saçan böylesi yerler halkın sağlığına tehdittir. Çirkinlikler sadece bu kadar mı?

Galata Köprüsü’nde balık tutanlar
Galata Köprüsü’nde balık tutanlardan biri dikkatsizliği veya acemiliği nedeniyle oltasını atarken turiste taktırdı. Ne olduğunu anlamamıştı her ikisi de. Canı yanan turist sızlanıyordu. Etraftan toplananlar hastaneye gitmesini önerirlerken oltanın sahibi,

    ---Gâvur o abi… Bi’şey olmaz ona. Numara yapıyor.

Parkta görülenler
Maltepe’de parkın içine çocuk bahçesi yapılmış ve banklar konulmuş. Gençler, sırt dayama veya yaslanma yerinin üzerine oturmuş, ellerinde bira şişeleri. Oturma yerine de basıyorlar. Etraf tükürük ve sigara izmaritleriyle hoş olmayan görüntü içindeydi. 
Gençlerin yanına giderek bira içmeye devam etmek istemeleri halinde Maltepe sahilinde ısmarlayabileceğimi ama parkı kirletmemelerini söyledim. İçlerinden birisi;

    ---Ee, abi o zaman park görevlisi aldığı maaşı nasıl hak edecek? Onu yapmasın, bunu yapmasın, tamam da peki bu adam ne yapacak?

Yenen çerezlerin kabukları
Kadıköy’de yürürken şahit olduğum olay ise bir başka garip cinsten. İki genç kabak çekirdeği almış, yiye yiye gidiyorlardı. Birisi her çıtlatmadan sonra kabuklarını yere atıyordu. Diğeri uyardı.
    -- Yere atma lan!
    -- Ne yapacaktım ki?
    -- Elinde biriktir, hepsini bir seferde at!

Gürültü kirliliği
Aracının müzik sistemini bağırttırarak Maltepe caminin yanından geçen Apaçi kılıklı hergeleye namazdan çıkan cemaatten biri söylendi;
    -- Evlâdım, insanlar ibadetten çıkıyor, onlara biraz saygılı olsana!
    -- Dayıcım, ben onların namazınıza karışıyor muyum?.. 
Soru sorma çirkinliği
Görevli olan memurun tavrı vatandaşı çıldırtmıştı. Aralarında bir didişme başladı. Küpe girmeden sirke olan memur, vatandaşın adını yazdıktan sonra;

    -- Adresinizi söyleyin!
    --Vükelâ Caddesi, No…   Görevli memur ‘vükelâ’nın ne anlama geldiğini bilmeden yakıştırmayı bilmişti:
    -- Ukalâlık size caddeden mi bulaştı?

Ramazan ayı başladı
Aslında hepimiz günahkârız. Faiz düzeninin içinde yaşadığımızı, rüşvete mütemayil olduğumuzu, sahipsiz ata binmeyi sevdiğimizi (!), niteliği ister avanta, ister çırpma, isterse bedava olsun sirkeyi bile baldan tatlı gördüğümüzü inkâr edebilir miyiz? 
Zamandan, imkânlardan, bize ait olmayan servetlerden çalmıyor muyuz? Bu basit çıkarların esiri olarak kalp kırmıyor muyuz, dedikodu yapmıyor muyuz? 
Belki bu ramazan ayında yaptıklarımızdan pişmanlık duyarız. Tüm insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum. 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam