Türkiye’de Futbolcu-Taraftar ile Hakemlerin ilişkisi hep sorunlu gitmiştir. Hakemlerimizin aldığı bazı kararlar yüzünden yemedikleri küfür ve hakaret kalmamıştır. Ancak bazı isimler vardır ki;onlar özel isimler olmuş ve hakemliğin bayrağını yukarılara çekmeyi başarmışlardır. Yakın tarihlerde yitirdiğimiz FIFA Dünya Kupası finallerinde maç yöneten ilk Türk hakemi Doğan Babacan da bu isimler arasında özelliği olan biri olmuştur.
İstanbul’un üç büyüğünden biri olan Beşiktaş, Doğan Babacan için hem doğduğu yerin adıdır, hem de yetiştiği takımın adı olur. Beşiktaş altyapısında yetişen Doğan Babacan 1946’da Beşiktaş’ın genç takımında futbola başlar, ancak Kemal Gülçelik,Şükrü Gülesin, Süleyman Seba, Tanaş Çaçi, Şevket Yorulmaz gibi isimlerin olduğu A Takımda fazla forma şansı bulamaz ve Karşıyaka, Kasımpaşa, Emniyet ve Hacettepe kulüplerinde oynar.
1955’te yaşadığı bir olay hakemliğe başlamasına yol açan bir durumu da beraberinde getirir, bu olayı Babacan şu şekilde anlatır;
“Yapı Kredi’de hakem Nuri Bosut, idari işler müdürüydü. Beşiktaş’ın Kasımpaşa’yla oynadığı bir maç vardı. Beşiktaş zorladı zorladı, gol atamadı. Bir kornerde kaleci çıktı, topa vuramadı. Kalede bir kişi var. Onun önünde de Beşiktaşlı bir oyuncu var. Vurdular, kalecinin yerine bekleyen oyuncu vuramadı topa, önündeki Beşiktaşlı oyuncu kafayı vurup golü attı. Bizim serviste Beşiktaşlı olarak bir ben vardım, bir de rahmetli Necati diye bir arkadaşım vardı. Serviste münakaşa ediyorlardı. ‘Ne münakaşa ediyorsunuz, ofsayttan bir gol attık,’ dedim. Geride iki oyuncu olması lazımdı.
O sırada Nuri abi içeri girdi, ‘Ne münakaşa ediyorsunuz, sesiniz aşağı kadar geliyor’ dedi. Beni gösterip, ‘Bu Beşiktaşlı ama gol nizami değil diyor’ diye açıklama yaptılar. Nuri Bosut, ‘Sen bu işi biliyorsun galiba, şuraya otur bakalım’ dedi. Beni 45 dakika soru yağmuruna tuttu. Sonunda, ‘Sen bir dilekçe yaz, hakem olmak istiyorum, şimdiye kadar kurs açılmadığı için olamadım yaz’ diye beni yönlendirdi. Nuri Bosut o zaman Merkez Hakem Kurulu başkanıydı.
‘Bu çocuğu alın, imtihan yapın’ demiş. Hiç unutmuyorum, Merkez Hakem Kurulu kuralları bildiğim için 30 Mayıs’ta sadece benim için sınav yaptı. O zaman kurul beş kişiydi. Nuri Bosut dışarı çıktı, diğer dördü 15’er dakika soru sordu. Bir saat sonra, ‘Sana sahada iyi şanslar’ dediler. Böylece 1955 senesinde hakem oldum. İlk maçım, Bakırköy sahasında bir amatör küme maçıydı.”
1964’te ilk milli maçını yöneten Babacan, 1969’da FIFA kokartını takar ve 1972 Münih Olimpiyat Oyunları’nda ve 1974 FIFA Dünya Kupası’nda hakem olarak görev yapar. Batı Almanya'da düzenlenen kupada, ev sahibi takımın Şili ile oynadığı maçta Dünya Kupaları'ndaki ilk kırmızı kartı göstererek, Dunya Kupaları tahine geçer. Bunu dam tam 110.000 kişinin önünde Alman oyuncu Berti Vogts'a sert giren Şilili Carlos Caszely'yi soğukkanlı bir şekilde oyundan atarak göstermiştir. Asıl ilginç olan şudur; Babacan oyuncuya kırmızı kartını gösterinceye kadar onun kim olduğu, hangi ülkeyi temsil ettiğini fazlaca kimse bilmiyor; üstelik Türkiye’nin basın ve yayınında dahi onu tanıtıcı ve onurlandırıcı yeterli habere rastlanmıyordu.
Kart gösteriş tekniğiyle de UEFA ve FIFA hakem kurslarında da örnek olarak gösterilen Doğan Babacan’a yıllarca dünya spor medyası teveccüh gösterdi. Babacan soyadı gibi babacan tavra sahipti. Babacan sırasıyla 975 Süper Kupa finalini, 1974 ve 1977'de Şampiyon Kulüpler Kupası Yarı final maçını, 1978'de UEFA Kupası yarı finalini yönetti. FIFA kokartlını 10 yıl taşıdı.1978'de hakemliği bıraktı, ancak Ahmet Çakar, Cüneyt Çakır gibi ünlü isimlerin bir süre yetişmesinde yardımcı oldu. FIFA’ya yaptığı önerileri Futbol Oyun Kurallarına da giren Babacan, 1992-1995 ve 1996-1997 yıllarında iki ayrı dönemde Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu başkanlığı yaptı.
Doğan Babacan’ın futbol oynadığı ve hakemlik yaptığı dönem, futbolun saf ve temiz duygularla oynadığı bir dönemdi. Böyle bir ismin kaybına üzülmemek elde değil. Ailesine ve sevenlerine baş sağlığı dilerim.
*****************************************
Spor Toto Süper Lig’te şampiyonluk yarışını Galatasaray göğüsledi. Galatasaray’ı tebrik ederim. Öte yandan Çaykur Rizespor,MKE Ankaragücü ve memleketimin takımı Erzurum B.B önümüzdeki sezon Spor Toto Süper Lig’te yer alacaklar ve onlara başarılar dilerim. Yine bu sezon Eurolig’te ülkemizi başarıyla temsil eden Fenerbahçe Ülker son topa kadar yarıştı ve 2.ci olarak tamamladı. Canları sağ olsun diyoruz ve önümüzdeki sezon da Eurolig’te başarılar diliyorum.