Cevat Şakir Kabaağaçlı
Yokuş başına geldiğinde
Bodrum’u göreceksin,
Sanma ki sen
Geldiğin gibi gideceksin
Senden öncekiler de
Böyleydiler
Akıllarını hep Bodrum’da
Bırakıp gittiler…
Şu günlerde en popüler tatil mekanlarının arasında Muğla’nın Bodrum ilçesi tatili severler için önemli bir yer tutuyor. Peki Bodrum’un bu kadar tanınmasında etkin rol oynayan Mavi Yolculuk'lara yelken açmış, bir Bodrum aşığı olan Halikarnas Balıkçısı / Cevat Şakir Kabaağaçlı’yı ne kadar tanıyor ve biliyoruz. Biz sizlere bu yazımızda bu özel isimi bir kere daha hatırlatmak isteriz.
Yazarın takma adı Halikarnas Balıkçısı’dır. Halikarnas Bodrum’un antik çağdaki ismidir. Yazarın takma adı da bu isimden gelmektedir. Babası Girit ve Atina’da elçilik, valilik görevlerinde bulunan Mehmet Şakir Paşa, annesi ise Giritli Sare İsmet Hanım’dır. Amcası ise II. Abdülhamit devri sadrazamlarından olan amcası Cevat Şakir Paşa’dır ve adını da amcasından almıştır.
Cevat Şakir’in çocukluğu ise babasının görevi sebebiyle Atina’da geçmiştir. İlköğrenimini Büyükada Mahalle Mektebinde, ortaöğrenimini Robert Kolej’inde tamamladıktan sonra İngiltere’ye gitmiştir. Oxford Üniversitesinde dört yıl Yakın Çağlar Tarihi okuyan Cevat Şakir, üniversiteyi orada bitirmiş ve yurda dönmüştür. 1913’te İtalyan bir hanımla evlenerek bir müddet İtalya’da kalır ve burada resim öğrenimi görecektir.
Cevat Şakir aynı zamanda, altı çocuklu ve sanatçı ailenin en büyük çocuğudur. Kendisi gibi diğer kardeşleri de sanatta çok yeteneklidirler. Kardeşlerinden Fahrelnisa Zeyd resim alanında, Aliye gravür alanında üne kavuşur; Hakkiye’nin kızı Füreya Koral, ilk Türk kadın seramikçi olurken, Fahrelnisa’nın çocukları Nejad Devrim ressam; Şirin Devrim ise tiyatrocu olmuşlardır.
Cevat Şakir’in yaşam öyküsünü şekillendiren acı bir olay 1914’de gerçekleşir. İstanbul’a döndüğünde gazete ve dergilerde yazıları yayınlanan Cevat Şakir bu dönemde büyük bir maddi sıkıntıya girer. Afyon’a giderek babası Mehmet Şakir Paşa’nın Kabaağaçlı Çiftliği’ne yerleşmiştir. Bu dönemde; çiftlikte babasıyla yaşadığı bir tartışma anında silahla babasını vurarak öldürmesi hayatı için ilk dönüm noktası olmuş ve cinayet iddiasıyla yargılanarak 15 yıl kürek cezasına çarptırılmıştır. Cevat Şakir bu cezanın 7 senesini geçirmiş ve 1921’de tahliye olmuştur. Bunun asıl sebebi Cevat Şakir’in vereme yakalanmasıdır.
(Devamı yarın)