SON DAKİKA
reklam
reklam

Çöp toplama

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 29 Ağustos 2019, Perşembe - 10:26   Okunma Sayısı:

 

  Sabahın köründe çöp kamyonunun sesiyle uyandım. Çayı demledim. Başladım camdan dışarıyı seyretmeye… Böylesine yağışlı bir havada şu gariban insanlar bir yokluk ve yoksullukları nedeniyle kahırlı bir işten ekmek parası kazanıyorlardı. Mikrop kapma, bir patlayıcıyla karşılaşma, yandan geçen araçların yaratacağı kazaya maruz kalma, elini kolunu sıkıştırma gibi görünür görünmez kaza ve belâlarla her an burun buruna yaşıyorlar…

    Çöp kamyonunun ardından üretime yeniden kazandırılabilecek atıkları toplayan gençlerde ve çocuklarda şimdi sıra. Sonra tepsiye iki bardak çay koydum ve aşağıya inerek gençlerin yanına gittim. Çayları onlara ikram ettim. Sonradan kahve de içersiniz dememe rağmen “Allah razı olsun abi, sağ olasın” deyip parayı almadılar. Sebebini sorduğumda “genciz, çalışabiliyoruz” dediler. İkisi de Vanlıymış. İlkokulu bitirdikten sonra darlık içinde olan aileleri onları okutamayınca evden ayrılıp kazanç temin etmek için gurbete düşmüşler.

 

Aramızda geçen konuşma

    ---Günde kaç saat çalışıyorsunuz?

    ---Bu süre çalışanın ihtiyaç durumuna göre değişir. Hastalık ve yorgunluğu olmazsa günde 14 saate kadar çalışanımız olabiliyor…

    ---Yani ne kadar yol yürümüş oluyor 14 saat çalışan?

    ---Otura kalka, eğile dinlene çalışarak yemek saatini de çıkarsak 16 saati bulur.

    ---Ayakkabınız eskimiyor mu? Yağmur yağdığında ne giyiyorsunuz veya ne yapıyorsunuz?

    ---Abi bunlar hiç sorun olmaz. Çöplükten bulduğumuz ayakkabı giydiğimizden yeniyse hemen değiştiririz. Yağmur yağarsa yıl boyunca bulduğumuz yağmurluk ve şemsiye gibi şeyleri kullanırız.

    ---Bulduğunuz her şeyi alır mısınız yoksa cam, kâğıt, elektronik atıklar, eski ahşap ev eşyaları, hafriyattaki eski, sökülmüş inşaat demirlerini ayırır mısınız?

    ---Biz bulduğumuz her şeyi alırız. Depo imkânı olanlar temin ettiği malları burada ayırır. Kamyona teslim edenler pek ayırım yapmazlar.

    ---Peki, günde ne kazanırsınız?

    ---15-25 TL arasında para kazanırız… Kazanamadığımız gün de olur. Dolaştığımız mıntıkada bizden önce dolaşan olmuşsa bize bir şey kalmaz. Aylık kazancımız bize göre yüksek olursa ailemize para göndeririz.

 

Gerçeğin yüzü

    Her gün düzenli olarak 25 TL. kazansa ayda 750.00 TL yapar. Sigortası yok. Hasta olsa, kaza geçirse yatağa düşecek ve çoğumuzun beğenmediği bu küçük gelirden de mahrum kalacak. Belki ailesinin beklentisi küçücük maddi yardım da suya düşecek. Küçük paralar yoksul Anadolu insanı için büyük önem taşır.

    Bu çocukların esaslı bir aile terbiyesi aldıklarına ve ailelerini düşündüklerine hiç şüphem yok. Ekmek parası için ibadet vecdiyle yapılan her işin kutsal olduğunun bilincindeler. Çaylarını soğutmamalarını sık sık hatırlatmama rağmen kendileriyle konuşan birini bulmuş olmanın sevincini yaşıyorlar ve çaylarının soğumasına sebep oluyorlardı.

    Yeniden doldurdum çaylarını… Yemeklerini nasıl temin ettiklerini sorduğumda, manavlardan atılan meyveleri; lâhana, turp gibi kök bitkileri yediklerini söylediler.

 

Sohbete devam

    ---Sigara içiyor musunuz? Alkol, uyuşturucu kullanıyor musunuz?

    ---Abi bu arkadaş içiyor, haftada iki paket. Bazen yarım içilip atılmış sigaraları da toplayıp içiyor. Bazen ikimiz bira içiyoruz. Uyuşturucunun ne olduğunu biliriz ama kullanmayız.

    ---Nerede kalıyorsunuz?

    ---Yıkık binaları tercih ederiz. Öyle yerlerde birkaç kişi birden kalırız. Bazılarımız akrabalarının evlerinin bahçesinde, bodrumunda kalabiliyor.

Biraz önce hastalık, açlık ve yorgunluk üzerine sorular sormuş, gayet saf ve net cevaplar almıştım. Kısa bir suskunluk süreci yaşadık. Hepimiz bir başka yere bakıyorduk.

Ne kadar haklıymış Herakleitos, “Hastalık sağlığı hoş kılar, açlık tokluğu, yorgunluk dinlenmeyi” derken…

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam