SON DAKİKA
reklam
reklam

Viyana gezisinden (Bölüm-I-)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 5 Haziran 2021, Cumartesi - 00:04   Okunma Sayısı:

 

24 Kasım 2003

 

   Akşam Gayrettepe’de bir mekânda Yunan müziği eşliğinde şirketçe yemek tertiplemiştik. Yönetim Kurulu Başkanı sevgili Cem Topçuoğlu, bir konuşma yapmış ve Türklerin Viyana’ya yeniden sefer tertiplediğini söyleyerek, benim Kanuni’ye eşimin de Hürrem Sultan’a benzetilmiş resimlerimizi büyükçe bir panoya yapılmış şekliyle bana hediye etmişti. Bu panoyu halen evimizin mutena bir köşesinde saklıyoruz.

   Sonunda niyet açıklanmış, eşli olarak beş gün süreyle Viyana’ya ödül gezisi yapacağımız söylenmişti. Gidiş tarihine kadar bir hafta süremiz vardı. Viyana şehir planından bir tane temin ederek kalacağımız otelin caddesini, çevresini, gezebileceğimiz yerleri ve Viyana surlarını hemen incelemeye başlamıştım…

 

Gezi öncesi araştırmalar

 

   Dünyamız; 1775-1783 yılları arasında Amerika’nın bağımsızlığı, 1789 Fransız İhtilâli ve 1848 Macar İhtilâli gibi siyasal, ekonomik ve sosyal geçiş sürecine tanıklık etmiş ve buhranlar geçirmiştir.

   Viyana, birçok kavim ve ulusun ele geçirmek istediği kenttir… Tabii ki bu kenti Türkler de ele geçirmek istemişlerdir. Tarih boyunca,

 

       --1529 yılında I.   Viyana Seferi düzenlenmiş, 27 Eylül’de Viyana önlerine gelen ordu 16 Ekim’de sonuç alamadan Viyana’dan ayrılmak zorunda kalmıştır.

     --1683 yılı 14 Temmuz’unda Viyana kuşatılmış, ama çok kanlı muharebeler sonuç vermeyince 12 Eylül 1683 yılında Osmanlı ordusu çekilmek zorunda kalmıştır. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, bu olayda suçlu görülerek idam edilmiştir.

       --1814 Viyana Kongresi ile Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Kuzey İtalya ve Treviso’yu kendisine bağlamıştır.

       --1848 yılı Mart-Haziran arasındaki devrimler sırasında Avusturya garnizonu Treviso’dan atılmış; ama sonradan Avusturyalılar bir kuşatma ve bombardımandan sonra tekrar şehre girmişler ve Avusturya idaresini yerleştirmişlerdir.

     --26 Temmuz 1867 günü Sultan Abdülaziz’in içinde bulunduğu tren Nürnberg’den hareket etmiş, 27 Temmuz 1867 günü Viyana garına girmiştir.

       -- I. Dünya Savaşı’nda Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında muhasemat olmamış, özellikle Romanya’nın 28 Ağustos 1916’da Avusturya-Macaristan İmparatorluğuna savaş ilan etmesi ve İtilâf Devletleri safında yer alması üzerine 25.000 mevcutlu 6’ncı Türk Kolordusu Galiçya cephesine gönderilmiştir.

       --24 Ekim-3 Kasım 1918’deki "Vittorio Veneto Muharebesi" ile İtalyan ordusu, Avusturyalılara galip gelip Çekoslovakya, Macaristan ve Güney Slavların ayrılmasında ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çözülmesinde baş faktör olmuştur.

 

İstanbul’dan Viyana’ya hareketimiz

 

   Amerika’dan gelen şirket CEO’su ve Değerlendirme Başkanı’nın çalışmalarımı beğenmeleri ve takdir yazıları göndermeleri sonrası yurt dışı geziye de gönderilmem için karar alınmış.

28 Temmuz 2004… Beş günlük bir gezi için Avusturya’ya uçakla hareket ettik. Dağ gibi eserler üreten sanatçıların, besteci ve müzisyenlerin, mimarların, ressam ve yazarların yetiştiği ülkedir Avusturya…

   Bu değerlerin çoğu Viyana’daki kabirlerinde ebedi istirahatlerini yapıyorlar ise de, eserleri hâlâ ayakta ve dinlenebiliyor, seyredilebiliyor, okunabiliyor… Yanıma aldığım kitaplarımı uçakta sürekli okuyordum.

   18’nci yüzyılda müziğin Akdeniz kıyılarından kuzey Avrupa’ya yöneldiği malumdur. Buna paralel olarak müzik alanında Klasisizm’in sesinin Tuna kıyılarında duyulduğu Viyana’ya gidiyorduk eşimle birlikte. Valsin iki asra yakın bir zaman hüküm sürdüğü Viyana ve Johann Straus… Beethoven ve Schubert zamanında tiyatronun en parlak dönemi yaşayan Viyana’ya...

   Kartner tiyatrosu, İmparatorluk operasının öncüsü olmuş, sonradan Viyana Devlet Operası’na dönüşmüştür. Bu tiyatroda Mozart’ın “Sihirli Flüt Operası” gibi büyük eserinin ilk seslendirilişi yapılmıştır. Kartner tiyatrosu Viyana Klasikleri olarak bilinen üç büyük besteci,

 

  • Franz Joseph Haydn.             (1732-1809)
  • Wolfgang Amadeus Mozart. (1756-1791)
  • Ludwig von Beethoven.         (1770-1827)’e her zaman öncelik tanımış, bağrını açmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam