24 Haziran 2023 Cumartesi günü Ege turuna çıktık. Hava oldukça sıcak, yolda trafik kesafeti fazlaydı. 14,5 saatte Bodrum’a gelebildik. Kendim araç kullanmama rağmen bu kez diğer araçların yaptıkları hatalara odaklanmıştım. Aman Yarabbi! Şimdi inanıyorum ki, bu ülkede az bile kaza oluyor.
Yüksek hızda hareket halinde olan araç sürücüleri;
*Tlf ile konuşuyorlar,
*Sinyal vermeksizin şerit değiştiriyorlar,
*Olmadık yerlerde sollama yapıyorlar,
*Sollarken solladıkları aracın hemen önüne geçiyorlar,
*Çocuklar tavan penceresinden yarı beline kadar dışarı çıkıyorlar…
Süratli araç kullanan gençlerle bir mola yerinde buluştuk. Yanlarına gittim ve çikolata ikram ederek bayramlarını kutladım. Böylece aramızda konuşma fırsatı yaratmış oldum. Tabii ilk soruyu da gülerek yönelttim;
---Hava çok sıcak, Sürücülere dikkat ediyorum bira an önce gitmek istedikleri yere varmak için çok sürat yapıyorlar. Biraz siz de yapıyorsunuz galiba? Gülüştüler. Birbirlerine baktılar.
---Valla biraz hız yaptık ama yüksek hızda gitmedik. (Oysa alçaktan uçan güvercin dizisini oynuyorlardı)
---Allah korusun hava çok sıcak. Lastik havalarını, fren hidroliğini, balataları kontrol ettirdiniz mi? Birçok yerde kamera var şimdi. Her an tespit edilebilirsiniz. Polis çevirebilir. Bunlar hep bizler için… Sizler gençsiniz ve bekleyeniniz var. Ayrıca bu ülke sizlerden çok şey bekliyor.
Tedbirler
Araçlarında tek kişilik iki çadır bulunuyormuş. Kurulması konusunu açtım. Birbirlerine yardım ederek kurduklarını söylediler. Onlara çadır kurulacak yerlerle ilgili yazımı referans olarak verdim. Konunun önemini anlattım. Meteoroloji raporu, pusula, bölgedeki rüzgâr istikametleri, vahşi hayvan olup olmadığı gibi kritik bilgileri aktardım. Telefonlarını şarjlı olmasına dikkat etmelerini belirttim.
Onlara birer de kahve ısmarladım ve daha çok konuda söz hakkı elde etmiş oldum. Sonra teşekkür ederek müsaade istediler. Ben espri olsun diye “hız yaptığınızı görürsem bir daha kahve ısmarlamam” dedim ve ayrıldık.
Bir sonraki mola
80 km daha gittikten sonra yine bir mola verme ihtiyacımız olmuştu. Bu iki genç ahbap çavuş ile yine karşılaştık. Meğer onlar bizi takip ediyorlarmış, önümüze geçerek orada bizimle birlikte durmuşlar. İndik ve yine selamlaştık. Onlara trafikteki komik bir olayı anlatarak yine konuşmayı ben başlattım:
Bir araç yolda giderken trafik ışıklarına rastlıyor, yavaşlayıp duruyor. Arkadan gelen önde durana çarpıyor. Sürücüler araçlarından inip tartışmaya başlıyorlar. Etraftakilerin de yatıştırıcı hamleleriyle iş tatlıya bağlanıyor. Yeniden hareket ediyorlar.
Bir müddet gittikten sonra çarpılan araç, yine trafik ışığına geliyor, yavaşlayıp duruyor. Biraz önce çarpan araç, bir kez daha çarpıyor. Arkadaki sürücü başını camdan çıkarıyor ve sesleniyor:
“Abi, yine ben yine ben…”
Sık sık verdiğimiz molalar hem bizi dinç tutmaya hem de dost kazanmaya neden oldu. Sürücülerimize bayram dönüşü dikkatli olmalarını, trafikte sert ve ani hareketlere yer olmadığını, şartları zorlamamalarını bir kez daha hatırlatıyor ve nice bayramlara erişmelerini diliyorum.