Hayvanlarla ilgili
Mevsimlere göre hayvanların hassas yanlarını ve ihtiyaçlarını düşünüyoruz. Örneğin, çok soğuk ve karlı havalarda kedi köpeklere daha fazla mama vermek, sıcak havalarda su kaplarını dolu tutmak gibi.
Kedilerin tırmanma kabiliyetleri vardır. Çöp kontenyerlerine tırmanıp yiyecek bulabiliyorlar. Ancak köpeklerin tırmanma kabiliyeti olmadığı için çoğu kez aç geziyorlar. Soğuk havalarda insanlara yanaşan köpekler bazı kişilerde korku yaratabiliyor. Oysa üzerlerindeki postla yaz ve kış yaşadıkları, diş çürümelerine acıyla katlandıkları, onların da üşütüp hasta olabilecekleri göz ardı edilmemelidir. Hastalıklar bütün canlılar için aynıdır. Bu hayvanlar insanlara sokuluyorsa şefkat bekliyordur. Başını sevmek ve onlarla konuşmak mükâfat gibidir.
Kafeste beslenen kuşlar ve akvaryum balıkları
Hesaplayamadığımız bir şey daha var. Ormanlarda yaşayan sincaplar, kirpiler, tavşanlar suyu nereden bulurlar, bu ihtiyaçlarını nasıl giderirler? Kafeslerde beslenen kuşlar çilenin en büyüğünü yaşar. Yem ölene kadar aynı yemdir, su verme işlemi bazen aksatılır. Güneşin dönmesine göre uzun zaman güneşte kalabilir. Kafesin içi düzenli temizlenmesi gerekirken temizlenmez. Bu hayvanın ne günahı vardır?
Akvaryumda balık besleyen sevdalılara da seslenmek istiyorum: Suyun içindeki oksijen durumunu düzenli olarak kontrol ediyor musunuz? Gerekli vitaminleri belirli ölçekler dahilinde suya katıyor musunuz? Ayda bir defa suyu temizliyor musunuz?
Çevreyle ilgili
Tatil yörelerine gidenler, beslediğiniz köpeklerin yaşı ilerlemiş olabiliyor. Dönüşte onları ormanlara mı salıyorsunuz? O hayvanın size gösterdiği vefayı neden siz onlara göstermiyorsunuz? Çoğu doğanın içinde yaşamadığı için kendini savunma özelliklerini yitirmişlerdir. Vahşi hayvanlara yem olarak mı atıyorsunuz?
Tatil yöresine gidenler, deniz kenarı, orman kıyısı, park demeyip çevreyi kirletmekte adeta birbirleriyle yarışıyorlar. Yemek artıkları, sigara izmaritleri, kâğıtlar bir yerde toplanmadığı için rüzgârla birlikte savruluyor ve daha geniş bir alanın kirlenmesine yol açıyor.
Çiçekli alan varsa çocuklar çiçek koparıp annelerine veriyorlar. Çocuklarını eğlendirmek için genç ağaç dallarına salıncak kuran büyükler, bir süre sonra o dalların kırılmasına sebep oluyorlar.
Çevrede dere varsa, deterjan kullanılarak kap kacak, peçete, mendil yıkanıyor. Oysa o derenin biraz aşağısında koyun kuzu belki de su içiyor ve kansere aday haline geliyor. Aynı konu, evlerde halı yıkayan veya betonu temizlemek isteyenler için de geçerlidir. Sokak hayvanları bu suları içerek bir süre sonra ağır sancılara maruz kalabiliyorlar.
Okula giden çocuklar
Havanın çok sıcak olması hayvanlarda dikkat dağılmasına yol açabiliyor. Yola pervasızca çıkan kedi köpek ya bir kazaya yol açıyor, ya da yaralanıyor. Yaralanan hayvanları lütfen aracınıza alın ve yakındaki bir hayvan hastanesine götürün lütfen!
Sabahleyin aracınızı çalıştırmadan önce altına bakın. Kedi köpek ıslanmamak için aracın altına girmiş olabilir.
Doğruyu söylemek gerekirse okula giden çocuklar, bizim kuşaktakilere göre hayvanlara karşı daha merhametli davranıyorlar. Elindeki tosttan parça koparıp kediye köpeğe veren çocuklar görüyorum. Yaşları küçük olsa da yürekleri çok merhametliler. Hepimiz merhametli olalım ki merhamet görelim.
Can Yücel’den bir şiirle konuyu kapatmak istiyorum:
İnce uzun bir hayvan, çarpıyor çarpıyor
çarpıyordu kendini taslara, canimi sikiliyor
can mı çekişiyordu yoksa? yok efendim dedi
yanımdaki adam, gömlek değiştiriyor yılan
bu hallerden anlarız dedi az çok, bizde sınıf
değiştirmiştik bir zaman