Bayramlar geliyor geçiyor. Acaba bayramların erdemini idrak edebiliyor muyuz? Her zaman olduğu gibi yine kadınlarımızı öldürdük, trafikte birbirimizi yedik. Elimizi kolumuzu kestik, acısını masum kurbandan çıkardık. Müslüman camianın birbirinin boğazına nasıl çöktüğünü izledik. İran’da idamlar, Suriye toprakları üzerinde küçük çatışmalar, ölümler, Körfez ülkelerinde büyük patlamalar devam etti.
Yahudi, Hristiyan, Müslüman… ne kutsal aylara riayet ediyor ne de özel gün ve bayramlara. Ne ramazanı dinleyen var ne de şaban ayına kulak veren. Vur Hamit vur Mecit... İslam dünyası bu harrangürra içinde yuvarlanıp gidiyor. Bir de göz yaşlarını içine akıtan analar var…
Şehitliklerde
Bayram mahzunluğunu şehitlikteki oğluyla paylaşan ana, sessiz ve göz yaşları içinde oğluna dua ediyor. Mezar taşındaki oğlunun resmini veya ismini öpüyor, taşı bağrına basıyor. Kendi hastalığını unutmuş, diğer âlemdeki oğluyla irtibat kurmaya çalışıyor. Yanındaki torunu yetimdir, ama oğlundan emanettir. Gururla mezara bakar.
Bazı insanların kendi yakınlarına dua ettiğini ancak uğruna hayatını verdiği bayrağın altında yatan Mehmetçik için dua etmeyi akıl edemediğini görüyoruz. Maaş iyileştirmelerinde ilgi(li)sizlerin belki en son aklına gelenler şehit yakınları olabiliyor. Hatta bir zamanlar kopan uzuvları yerine takılan ortopedik kol ve bacakların bile sigortadan parasını istediler. Şehit anaları hastanelerde sıraya sokuldu, belki de itilip kakıldılar.
Şehidin çocuğu okula başladığında babasızlığını hisseder, ona istediği kıyafeti alan olamamıştır. Diğerleri gibi eğlenip gülemez, yüksek tahsilini yapıp yapamayacağı endişesini taşır.
Okul yıllarımda
Ortaokulda okuduğumuz yıllarda doğum günü, yılbaşı, açılış, bayram gibi günlerin (anlam) ve önemini belirten kompozisyon görevi verilirdi. Hepimiz büyük bir titizlikle giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini hazırlardık.
Sonraki haftada öğretmenimiz, altlarını kırmızı ile çizdiği bazı sözcük ve tümceleri bizlere okur, nasıl daha düzgün şekilde ifade edileceğini sorardı. Bizler de hatalarımızı görür, düzeltilmiş şekliyle bir kez daha yazardık…
Türkçe öğretmenimiz Nevin Hanım, bayramda aile büyüklerimize nasıl mektup yazacağımızı, nasıl hitap edeceğimizi, para veya hediye verirlerse hangi sözlerle teşekkür edeceğimizi, Çok uzakta iseler telefonla hatır sorma sözcüklerini öğretirdi. Nurlar içinde yatsın!
Bayramlaşmaya gidenler ve kazalar ve nedenleri
Her bayramda Emniyet Müdürlüğümüz rakamsal değerler vermektedir. Yaralanmalar, anasız babasız kalan çocuklar, hasarlı araçlar…
Şehir içinde her gün gördüğüm hatalar arasında sürücülerin birbirleriyle sürtüşmeye girmesi; okul, kışla, ibadethane ve pazar yerleri dahil satış merkezlerinin bulunduğu yerlerde süratlerini azaltmaması; uygun olmayan şeritte gitmemesi ve dikkatsiz davranması gibi hususlar sıralamanın başında yer almaktadır.
Şehirlerarası yollarda ise araçlarda kapasite dışı yük ve yolcu taşınması, hız limitlerinin aşılması ve mola vermeksizin araç kullanılması gibi zorlamalar kazaların sebepleri arasında sayılabilir.
Kazalara hazırlayıcı sebepler genellikle “Beni oraya kadar götürür, idare eder” veya “bi’şey olmaz” ya da “takma kafana gider” şeklindeki umursamaz konuşma ve davranışlardır. Teknik muayenesi yaptırılmayan, tatile gitmeden önce çıkış bakımına sokulmayan, lastik havaları kontrol ettirilmeyen araçların potansiyel tehlike oluşturacağı unutulmamalıdır.
Uygarlığa beş arşın
Trafik keşmekeşinin insanlar üzerinde yarattığı çile; hastalık, susuzluk hatta geçim derdi kadar önem kazanmış oluyor. Ve tabii ki kazaların meydana gelişini gördükçe uygarlık çizgisine daha çok uzak mesafede olduğumuzu da söyleyebiliriz. Uygar dünyada istediğimiz yerde bulunamıyoruz.
Unutmayın ki, kurallara uyulmadığı takdirde bunun faturası, organ kaybına uğramak, uzun süreli hastanede yatmak veya kabirde yatmak şeklinde karşımıza çıkıyor. Ben bu yazıyı yazdım ama birazdan dile getireceğim fıkra yine de işin kendi mecraında ve bildiği şekilde gelişeceğine işaret ediyor.
Kutlama
Okurlarımızın geçmiş bayramları kutlu olsun. Nicelerini sağlık ve afiyetle karşılayın. Bana maille ve mesajla bayram kutlaması atan terhis olmuş ve bugün 50 yaşını aşmış askerlerimiz ve Harp Okulu öğrencilerimiz bayramını da kutluyorum. Takdir edersiniz ki, hepinize tek tek yazmak mümkün olmuyor. Öğretmenlerimden bugün hayatta olan yok. Yaradan hepsine rahmetler eylesin.