SON DAKİKA
reklam
reklam

Bisikletin Kent Yaşamındaki Rolü ve Önemi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 21 Temmuz 2026, Salı - 11:21   Okunma Sayısı:

 

03 Haziran 2015 gününün Dünya Bisiklet Günü olması nedeniyle İstanbul’daki Macar Kültür Merkezinde, bisikletin kent yaşamındaki rolü ve önemini vurgulayan “Velofetish” adı altında bir sergiyi gezmiştim.  

 

Bisikletin kısaca tarihçesi

İlk bisiklet, 19’uncu yüzyılın başlarında tahtadan yapılmış. Pedalsız küçük bir tekerlek kocaman ön tekerleği takip ediyor. Binicinin yerden güç aldığı ayaklarıyla hareketi sağlayabildiği bu acayip aygıta “koşu makinesi” adı verilmiş… 

Sonradan pedal eklenerek Fransa’da üretilen bisiklete “hobi atı” denmiş. Seri üretime geçilmesiyle birlikte 1871 yılında Almanya’da, daha sonra II. Dünya Harbi’nde Avrupa ülkelerinde askeri amaçlar için kullanılmış.

Bisiklet, itme gücünü binicisinin kuvvetinden alan, açı ve hız olayıyla bütünleşmiş, “denge” olayını en iyi yansıtan bir araçtır. Günümüzde ticari ve sportif amaçlarla kullanılabildiği gibi eğlence alanlarında da popüler özellik kazanmıştır. Bisiklet, büyük şehirlerde trafiğin rahatlatılmasında, posta ve dağıtım hizmetlerinde “vazgeçilmez” araçlar olarak kullanılmaktadır. 

Kullanım amacına göre eşitli şekillerde tasarlanan bisikletler, giydirildikler renk, hız ayarları, taşınma ve park kolaylıkları nedeniyle de bu listenin başköşesini işgal etmektedir. 

 

Yeni bir etkinliğe atılan imza 

 “Velofetish” sergisi, güncel şehir hayatının bir minyatürüydü bana göre… Bisiklet ve bisiklet kültürünü ana hatlarıyla sunmaya çalışan bir bakış açısı içeriyordu. Bugüne gelirsek; şehir yaşamında bisiklet kullanma ihtiyacının günden güne artmakta olduğunu ve bisikletin günlük hayatımızda yerini aldığını ve yaşantımızda yarattığı etkisini görebiliyorum. 

Bu fikirlerin özgürlük, kahramanlık düşüncesini oluşturduğunu, cesur ve stil sahibi olmayı gerçekleştirebileceğini de söyleyebilirim. Bisiklet kullanımına güncel bir bakışla kent trafiği içinde bisikletin yerinden de söz edebilirim.

 

Kentsel sanat

Kentsel bisikletçiliğin yaygınlaşması sanat hayatını farklı ve çeşitli yönlerden etkilemektedir. Bir takvimde toplanan sokak sanatı (Bisiklet takvimi) ve bir fotoğraf serisinde yer alan trafik işaretleri (Open Eyes Series) aynı şeyleri gösterebilir. 

Bir bisiklet şirketinin grafik görüntülerle değişik figürler yaratması klasik bir sanat örneğidir. “Buppa rap müziği” de aynı motiflerin özgür ifadesidir. 

 

Macera

Şehirde bisiklet kullanırken çevirdiğimiz her pedal, uç spor yaptığımız hissini verebilir. Doğrudan maceraya veya tehlikeye de atıldığımızı düşünebiliriz. Bisikletli kuryeler şehir kovboyları olurken diğer insanlar da adrenalin tutkusuyla hareket ederler. 

 

Fetish

Sağlığa yararları da sayılamayacak kadar çok olan bisiklet kullanımı yaygınlaştırılmalıdır. Bisikletleri oluşturan ana malzemelerin sihirli güçleri olduğuna, ne de onların hayalet güçleri taşıyan görünmez şeyler olduğuna inanıyoruz. Fakat bu kültür fetiş fenomeniyle güçlü bağlar kurmuştur. 

Geri kazanılmış metal robot veya kauçuk giysinin fırfırları, kutsal olmasa da bir ruh taşımaktadır. Bisikletin iç lastiğinden yapılmış olan bir kolye ve kauçuktan yapılmış bir elbiseye şiirsel anlam yüklenebilir.

 

Sonuç olarak

Bir yaşam biçimi olarak bisiklet sürmek, çevresel bilincin ve farkındalığın birleşmesiyle ortaya çıkmıştır.  20 yıllık eski bir bisiklet, benzin yakmak yerine kas gücüyle çalışacağı için 20 sene daha bu şekilde kullanılabilecek demektir. 

Farklı projeler için de düşünülebilir. Öğle yemeğini evsizlere bisikletleriyle dağıtan gruplar oluşturulabilir. Bisiklet iç lastiğinden yapılan kemerler, geri dönüşüme tabi tutulmuş lambalar ve saatler bu bilincin birer göstergesidir. Tüketim çılgınlığına karşı bir duruş sergilemek şeklinde algılamak mümkündür. Geri dönüşüm kavramları doğayı korumaya yöneliktir.

Ayrıca bisikletin bizlere benzinde, sigorta işlemlerinde, yedek parçada, otopark hizmetlerinde tasarruf sağlayacağını da unutmayalım. 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam