SON DAKİKA

25 Nisan Çanakkale Kara Muharebeleri

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 25 Nisan 2019, Perşembe - 11:59   Okunma Sayısı:

 

    28 Haziran 1914 günü Avusturya Veliahdı’nın Saraybosna’da vurulmasıyla başlayan ve 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ile son bulan I. Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti’nin ağır kayıplar vermesine neden olmuştur. Çanakkale Muharebeleri’nin en acı günleri Gelibolu Yarımadası’nda yaşanmıştır. Sefer planlarını tamamlayan Osmanlı Devleti, 2 Ağustos 1914’te yığınaklanmasını başlatmıştır.

    5 Ağustos’ta İngiltere Almanya’ya savaş ilan edince İngiltere’ye sipariş ettiğimiz ve paralarını ödediğimiz iki savaş gemimizi alamamıştık. İki Alman harp gemisinin Boğazlardan Karadeniz’e geçerek Rus limanlarını bombalamasıyla da başımız derde girmişti. Önce Rusya’nın, ardından İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmesi üzerine 11 Kasım 1914’te Osmanlı Devleti de İtilaf Devletlerine savaş ilan etmişti.

Kitaplardan alıntılar

    Doğru açıklamaların yer aldığı kitaplar bir kaç yıl öncesine kadar yoktu denilebilir. Çanakkale cephesinin şimdiye kadar en çok ‘kara harekâtı’ndan söz edilmiştir. Hava harekâtı ise hiç aşinası olmadığımız tarafıdır. Halkımız, bildiği bazı doğruların sonradan yanlış çıktığını, bazılarının eksik olduğunu ve eksik yanların hurafelerle doldurulduğunu yeni yeni öğreniyor. Pek duyulmayan olaylardan bazı örnekler sunmak istiyorum:

    1916 Mart’ında Çimenlik Burcu üzerindeki yaklaşık 100 tonluk topu, kalas ve halatlarla oluşturulan bir sistem ve erlerin yardımıyla aşağıya indirmek ve şat üzerinde Anadolu Hamidiyesi’ne taşımak büyük cesaret ve feragat işidir. Bu olayın kahramanı, İmalât-ı Harbiye’den usta olarak gönderilen, okuma-yazma bilmez, 65 yaşındaki Yüzbaşı Ramazan Ağa’dır.1

    Kanlı Sırt’taki Osmanlı istihkâmcıları, kendi mevzilerine 3-5 m.ye kadar sokulan Avustralya ‘dinleme postası’nın döşediği patlayıcılarla şehit olmuştur.2 Benzer bir uygulamayı askerlerimiz yapmıştır. Kazdıkları tünelde ilerleyen Osmanlı askerleri Avustralyalı askerlerle karşılaştıklarında el bombalarıyla onları imha etmişlerdir.3  Yaralanan Alay Tabibi Yüzbaşı Dimitroyati’nin, ölümcül yarasıyla Ali Çavuş’a “Bak Ali Çavuş, öldüğümde gâvur mavur deyip başka yere gömmeye kalkarlar. Sakın beni sizden ayırmalarına müsaade etme” şeklindeki son sözleri anılmaya değerdir.4

    Fransızların kayıp denizaltısı Mariotte’nin izi, Nara Burnu’ndaki askeri tesiste üzerine beton dökülmek suretiyle bir iskelenin temelinde bulunmuştur.6  Dünya harp tarihinde ilk defa bir denizaltı engel ağı Çanakkale Boğazı’nda kullanılmıştır. Yanıltıcı ve şaşırtıcı telsiz görüşmeleri Boğaz’ın Goncasuyu mevkiinde kurulan istasyondan yapılmıştır.8

    Muharebeler sırasında Avustralyalı Teğmen P.J. Patterson’dan alınan kanlı haritanın 57’nci Alay Komutanı Binbaşı Hüseyin Avni tarafından imzalanarak Mustafa Kemal’e armağan edildiği, Mustafa Kemal’in de bu haritayı Esat Paşa’ya takdim ettiği ancak haritanın daha sonra bulunamadığı9 gibi haberler ise sonradan gazetelerde çıkmıştır.

    Çeşitli yayın organlarında resimleri çıkan ayakları çarık ve çoraplı, kıyafetleri yırtık pırtık, biri uzun diğeri kısa boylu iki Mehmetçik’i Çanakkale Destanı’nı yaratanlar olarak tanımış ve gururlanmıştık. CHP Bolu İl Teşkilatı’nın 2006 yılında bastırdığı afişlerde bu fotoğrafı gören Elmalık Köyü’nden 65 yaşındaki Seyran Bayseç, babası 1911 doğumlu İbrahim’in I. Dünya Harbi sırasında dört yaşında olması nedeniyle Çanakkale muharebelerine katılmasının mümkün olmadığını söylemiştir.

    İstanbul-Ankara demiryolu inşaatını yapan Alman ekibin Çiğli Havaalanı’nın yapımında çalıştırılmak üzere köyden 12 kişiyi götürdüğünü, aralarında babası İbrahim Bayseç ve yanında Niyazi Yıldırım’ın da bulunduğunu anlatmıştır. Babası İbrahim’in anılarını anlatırken de “Bir Alman bizim fotoğrafımızı çekti” dediğini belirtmiştir.10

    Çanakkale cephesine giden Galatasaray, Konya ve İzmir liseleri gibi birçok okulun muharebeler devam ettiği sürece mezun veremediği, 250 bin olduğu bilinen şehit sayısının tüm kayıpları (şehit, yaralı, hastanelerde vefat eden, firar eden, esir düşen) içerdiği, hurafeleri üretenlerin gerçek niyetlerini ve muharebelerin tüm yönlerini ayrıntılarıyla anlatan kitap sayısı çoğalmıştır. Erol Mütercimler’in “Gelibolu”su, bunların en başında gelenidir.

    Yabancı kaynaklarda Mustafa Kemal’in heyetiyle cepheyi gezerken bir düşman uçağının alçalarak üzerlerine yönelmesi üzerine subayların kaçıştığı, O’nun yanındaki subayla birlikte patikadan ilerlemeye devam ettiği, muharebelerin şiddetini arttırdığı dönemlerden birinde üç gece uyumadığı, yorgunluk ve sıtma nöbetlerinden dolayı halsiz düştüğü yazılıdır.11

    Birliği denetlenecek bir Türk subayının karşısındaki İngiliz birliğinden ödünç dikenli tel istediğinden, paşanın gitmesinden sonra aldıklarını geri getireceğini belirttiğinden söz edilir. Telleri gererken epeyi uğraşınca İngiliz askerlerinin kendisine yardım ettikleri gibi doğruluğu tespit edilemeyen biraz da komik olaylara değinilir.12 Bir şehit annesinin Başkumandan Vekili Enver Paşa’ya yazdığı mektup ise ilginçtir.13

    Özellikle son yıllarda Çanakkale muharebeleri konusunda araştırma yapan kişi sayısı artmış ve çok eser yayımlanmıştır.  Düvel-i Muazzama, 1915 yılında işgal için geldiği ve kan döktüğü bölgeye Mondros Mütarekesi’inden sonra anıt ve heykeller yapmaya başlamış, geniş ve bakımlı mezarlar inşa ederek bakıcılarına varana kadar tutmuştur.14

    Muharebe alanların tanıtımında Miniatürk’te olduğu gibi düğmeli ses kutularından istifade edilmesini öneriyorum. Hatta çeşitli efektlerle süslenerek şiirsel anlatıma yer verilebilir. Hava ve deniz harekâtı konusunda daha çok resmi yayının çıkarılmasından yanayım. 25 Nisan’da Anzaklar gösteri için ülkemize geliyorlar. Çoğumuzun Anzak Günü olarak telâffuz ettiği bu güne ‘Kara Muharebeleri Günü’ dememiz daha doğrudur. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nce yayımlanan kitaplar, eski Türkçe ile yazılmış belgelerin Türkçe harflerle telâffuzu niteliğindedir. Bu şeklin de kalması kaydıyla sadeleştirilerek günümüzün diline uyarlanması büyük okuyucu kitlesinin anlamasını kolaylaştıracaktır.

    1915’te ve 1920-1923 yılları arasında ülkemizde bulunan Fransız askerlerinin top ateşi altında bile kazı yaptıkları, kazılarda 765 mezar yeri tespit ettikleri bilinmektedir. Bu mezarlardan çıkan ve İ.Ö. 7’nci yy.dan Roma İmparatorluk dönemine kadar tarihlenen 1500’e yakın buluntunun bir kısmının Paris Louvre müzesinde olduğu, antik Kilia Ovası’nda tahrip edilmiş 1000 kadar eserin de belgelenmeden Amerika’daki Worcester Art Museum’a götürüldüğü belirtilmektedir.15

    Yabancı basının Mustafa Kemal’e ve Türk askerinin kahramanlığına bakışı çok olumlu ve yücelticidir. Müslüman Anadolu çocuklarıyla birlikte istilacı güçlere karşı savaşan Hristiyan ve Musevi vatandaşlarımızı tekrar belirtmek istiyorum. Şehitlikleri gezerken kitabelerde Kürt Mehmet, Rum Hristo veya Lâz Hasan gibi etnik ayırım yaratacak ifadeler göremiyoruz. Sadece adı soyadı, doğum tarihi ve memleketi yazılıdır. Bu toprakların gerçek sahiplerinin hepimiz olduğunun belgesidir o kitabeler.

    Çanakkale cephesinde hayatını kaybeden her inanç ve milliyetteki askerin Tanrı günahlarını affetsin! Şehitlerimize rahmet diliyor, minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Selam olsun Asteğmen Muharremlere, Mehmet Çavuşlara, Seyit Onbaşılara... Kahraman subay ve askerlerimize binlerce selam olsun!

1 Adil, Selâhattin, Paşa, Çanakkale Hatıraları, Kasım 2001, Yayına Hazırlayan  Enver Koray, s: 121

2 Fewster, Kevin – Başaran, Vecihi, Gelibolu-1915, Savaşla Başlayan Dostluk

3 İncesu, Sokrat, Yd. Sb., Arıburnu Hatıralarım, s: 335

4 Hürriyet, 18Mart 2006, s: 28, Gayrimüslim Şehitlerimiz,

5 Posta, 25 Eylül 2006, Bakarsan Bağ Olur

6 Milliyet, 21 Eylül 2004, Tarihi Denizaltı İskelesi

7 Hürriyet, 16 Mart 2005, s: 20, Çanakkale ‘ilk’leri

8 Tercüman, 16 Mart 2005, s: Zaferin Taktikleri

9 Hürriyet, 20 Mart 2006, s: 22 Kanlı Harita Kayıp

10Radikal, 30 Kasım 2007, O Fotoğraf Çanakkale Savaşı’nda Çekilmemiş

11Kinross, Lord,  ATATÜRK, Bir Milletin Yeniden Doğuşu, s: 147, 151

12a. g. e., s: 512     

13Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Belgelerinde Çanakkale Muharebeleri II, 2005,

   s:107     

14 Hürriyet, 90’ıncı Yıl Anısına Çanakkale Gezi Rehberi

15 Atlas Dergisi, Sayı: 118, Ocak 2003, s: 85 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam