SON DAKİKA

Arabistan Yarımada’sındaki Yemen’in kaderi (Bölüm I)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 17 Temmuz 2019, Çarşamba - 10:53   Okunma Sayısı:

 

Yemen, Yavuz Sultan Selim tarafından 1517 yılında Osmanlı topraklarına katılmış ve I. Dünya Savaşı’na kadar Osmanlı İmparatorluğu hâkimiyetinde kalmıştır. İmparatorluk, çeşitli nedenlerle bölge üzerinde mutlak bir denetim sağlayamadığı gibi nüfusunu farklı kabilelerin oluşturduğu kıyı kesimler, 18’inci yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı İmparatorluğu’ndan koparak bağımsızlığını kazanmıştır.

 

Tarihsel geçmişe bakış

Yemen İmam Yahya liderliğinde ilk defa 1910’da Osmanlı egemenliğine başkaldırmıştır. 1911’de yapılan anlaşmayla Yemen, içişlerinde bağımsız kalmış, Zeydiler, Yemen’de büyük bir üstünlük sağlamışlardır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun, 1’inci Dünya Savaşı sonrasında bölgeden çekilmesi ile Kuzey Yemen, İmam Yahya liderliğinde bağımsızlığını kazanmıştır. Aden Körfezi ve Bab’ül Mendep Boğazı’nı kontrol eden konumuyla stratejik öneme sahip Güney Yemen ve Aden limanı ise, İngiltere’nin himayesinde kalmıştır.

 

İmam Yahya sonrası

İmam Yahya’nın 1948’de çıkan ayaklanmada suikast sonucu öldürülmesiyle, oğlu İmam Ahmet başa geçmiş,  çıkan ayaklanmayı da Suudi Arabistan’ın yardımıyla kanlı şekilde bastırmıştır. 1962 yılına kadar Kuzey Yemen’i yönetti. Bu durum Suudi Arabistan ve Ürdün’ün desteklediği monarşi taraftarları ile Mısır’ın desteklediği cumhuriyetçiler arasında iç savaşın başlamasına neden oldu.

Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır’ın Kuzey Yemen’e askeri güç gönderdi. Meydana gelen çatışmalarda 200 bin civarında insan öldü. Çatışmalar, cumhuriyetçilerin üstünlüğüyle sona erdi.

‘İmamet Devleti’nin 1969’da Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdul Nasır’ın desteği ile yıkılması; Zeydi dini liderlerin, günümüzde milliyetçi ve cumhuriyetçi akıma karşı öfkelerinin nedenini açıklamaktadır.9

 

Yemen ile ilgili bilgiler

Arap yarımadasının güneyinde yer alan, kuzeyinde Suudi Arabistan ve doğusunda Umman’la komşu olan Yemen; güneyinden Aden Körfezi, batısından Kızıldeniz ile çevrelenmiştir. 527.968 kilometre kare yüzölçümüne sahip olan Yemen’in nüfusu 25.338.458’dir.

Yemen’de Afro-Araplar, Güney Asyalılar ve Avrupalılar da yaşamakla birlikte, nüfusun büyük çoğunluğu Araplardan oluşmaktadır. %99,1’i Müslüman olan Yemen nüfusunun %65’i Sünni (Şafii Mezhebi)2 , %35’i Şii/Zeydi’dir. Zeydiler, Şii olarak tanımlanmalarına rağmen ‘Ehl-i Sünnet’e çok yakındırlar ve Hanefi fıkhını benimserler.

Yemen’de Husi4 olarak isimlendirilen grup, çoğunlukla ülkenin kuzeyinde yaşamakta olan Zeydilere dayanır. Sa’ada, Husilerin dini merkezi olarak kabul edilmektedir.

 

İç kargaşaya neden olan zayıflıklar

Ortadoğu’da I. Dünya Savaşı sonrasında çizilen tartışmalı sınırlar sunidir. Suudi Arabistan ve Yemen arasında sınır bölgelerinde meydana gelen şiddet olaylarının temelinde;

  • Mezhepçilikten kaynaklanan farklılıkların olması,
  • Dar gelirlilerin ülkenin kaynaklarından ve ulaşım imkânlarından kısıtlı oranda

yararlanması,

  • Hukukun ve adaletin tecelli etmemesi,
  • İnsanların ötekileştirilmesi ve ekonomik istikrarsızlığın öne çıkması yatmaktadır.

Bu olumsuzluklar %47’si günde iki doların altında gelire sahip olan Yemen insanının canını burnuna getirmiş ve kargaşa ortamına itilmelerini kolaylaştırmıştır.

Yemen’in içyapısındaki bu zafiyet, Aden Körfezi-Bab’ül Mendep Boğazı-Kızıldeniz-Süveyş Kanalı üzerinde bulunan ülkeye doğrudan ve dolaylı yapılan dış müdahalelere de açık hale getirmektedir.

Husilerin, “İran destekli ve anti Amerikancı olduklarının iddia” edilmesi sebebiyle Amerika’nın Husilere hiç de iyi gözle bakmayacağı ve ihtilâfın daha da uzun süre devam edeceğini söylemek mümkündür.      

(Devam edecek)

 

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam