Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Mimar Kemalettin Sergi ve Kültür Alanı’nda Cumhuriyetin Kuruluşunun 103. Yılı nedeniyle Karma bir sergi düzenlendi.
Sergide Kurumun öğretmen ve kursiyerleri tarafından hazırlanan Atatürk ve Cumhuriyet temalı eserler yer aldı.
HÜLYA NARSAP
Serginin açılış konuşmasını yapan Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Hülya Narsap, şunları söyledi; “Ülkemiz her daim stratejik konumu nedeniyle tehlikelerle baş başa kalıyor. Dolayısıyla ülkemizi korumak yüceltmek, Cumhuriyetimizi korumak ve gelecek nesillere iletmek için çok mücadele etmek zorundayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, Kurtuluş Savaşı’nda ülkenin kadınıyla erkeğiyle çocuğuyla yaşlısıyla genciyle bu vatanı kurtarıp bizlere emanet ettiler. Mustafa Kemal Atatürk şöyle demiştir, “Efendiler Türk Milletine en çok yakışan yönetim şekli Cumhuriyettir.” ve 20 Ekim 1923’te Cumhuriyeti ilan etmiştir. Türk Milletine gerçektende yakışan Cumhuriyeti çok çalışarak korumalıyız. Hangi konumda ve görevde olursak olalım etrafımızdaki savaşları, ateş çemberini göz önünde tutarak Cumhuriyetimize sahip çıkmalıyız. “Cumhuriyet fikri hür vicdanı hür nesiller ister “ diyor Mustafa Kemal Atatürk. Daha nice Cumhuriyet Bayramlarına ulaşmak dileğiyle Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum. Bugün bizlerle birlikte olan değerli iş insanı Muzaffer Güvenç’e emekli öğretmen Muhabbet Oğuzcan hanıma aramızda oldukları için teşekkür ederim.”
Programda, Okuma Yazma kursiyerleri adına bir kursiyer “Cumhuriyet şiirini okudu.
Okulu güzeleştirme adına yapılan faaliyetlere katkıları nedeniyle iş insanı Muzaffer Güvenç ve emekli öğretmen Muhabbet Oğuzcan’a program sırasında birer teşekkür plaketi takdim edildi
MUHABBET OĞUZCAN
Muhabbet Oğuzcan yaptığı konuşmada “Cumhuriyeti 103. Yılı kutlu olsun. Her duygumuzla Cumhuriyete sahip çıkalım. Cumhuriyetimiz ilelebet payidar kalsın. Bizi davet ettiğiniz çok teşekkür ediyorum. Halk Eğitimi Merkezlerine her zaman daha fazla sahip çıkılmasını istiyorum. 7’den 70’e tüm vatandaşlarımıza hizmet eden bu kurumlarımızın kıymetini bilmeliyiz ve elimizden geldiği kadar bu kurumlarımıza destek olmalıyız. Eğitim olduğu her yerde olmak düsturumdur. Kıymetli iş insanı Muzaffer Güvenç bey ilkokulumuzu yaptırırken yine destekleriyle yanımızdaydı. Eğitim sevdalısı, Kadıköy sevdalısı, Atatürk ve Cumhuriyet sevdalısı bir insan. Kendisine ne zaman ihtiyacımız olduysa tereddütsüz yanımızda yer almıştı. Kendisine huzurlarınızda teşekkür ediyorum” diye konuştu
MUZAFFER GÜVENÇ
Muzaffer Güvenç ise şunları söyledi; “Cumhuriyetimiz kuruluşunun 103. Yılı hepimize hayırlı uğurlu olsun, bolluk bereket ve başarı getirsin. Yüce Atatürk, “Çıkın Toros dağlarına bir yörük çadırının dumanı tütüyorsa umut hala vardır” der, Ülkemizin her ahvalde bir kurtarıcısı olacaktır. Türkiye Cumhuriyetimiz ilelebet payidar kalacaktır. Mutlaka da dünya önemli sayılı ülkeler arasında yer alacaktır. Türkiye Cumhuriyeti pamuk ipliğiyle, birilerinin bağışıyla, lütfuyla da kurulmamıştır. Bir çivi bir nalı bir nal bir atı bir at da güzel bir lideri taşıdı. Gençlerimiz Nene Hatunlarımız, çocuk yaştaki kahramanlarımız kanlarını helal ederek Türkiye Cumhuriyetini kurmuştur. Kınalı kuzular sayesinde bu cumhuriyet kurulmuştur. Hepinizi saygıyla selamlıyorum”
ÖĞRETMEN VE
KURSİYERLER
Sergide görev alan öğretmen ve kursiyerlerden bazılarına eserleri ile ilgili görüşlerini sorduk;
El Sanatları öğretmeni Semra Özdemir, “Öncelikle Kadıköy Bostancı Halk Eğitim kurumunda bulunmaktan çok onur duyuyorum El sanatları öğreticisi olarak 103 . yılımızın vesilesiyle şanlı Türk bayrağımızı ve Atamızın sülietini modern nakışlarımızdan Pançh nakışıyla resmetmek büyük bir onurdur” ifadelerini kullandı.
Giyim Öğretmeni Kadriye Özdemir şunları söyledi; “Bu tasarımın ilham kaynağı, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kocatepe’deki vakur duruşu ve karlar üzerinde dinlendiği o unutulmaz fotoğraftır.
Bir milletin kaderini omuzlarında taşıyan, en zorlu kış koşullarında, yorgunluğun ve mücadelenin ortasında bile bağımsızlık idealinden vazgeçmeyen bir liderin hikâyesini kumaşa yansıtmak istedim.
Omuzlardan dökülen siyah pelerin, taşıdığı büyük sorumluluğu ve mücadelenin ağırlığını; kırmızı astar, bağımsızlık uğruna gösterilen cesareti ve fedakârlığı simgeliyor. Kalpak ise Millî Mücadele’nin simgesel duruşunu günümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumluyor. Bu çalışmada amacım yalnızca tarihî bir kıyafeti yeniden tasarlamak değil; bir fotoğrafın ardındaki duyguyu, kararlılığı, yalnızlığı ve bir millet için verilen büyük mücadeleyi anlatmak.”
Sergide eserleri bulunan kursiyerlerden Sakine Dilber Özbek Uysaler şunları söyledi;
“Kurtuluş Savaşı gazisi bir yüzbaşı kızı olarak Atatürk ümüz ve silah arkadaşlarını o kadar çok dinlemiştim ki kendisinden, bu tablolarımı yapmam hiç zor olmadı keyifle çalıştım Atamızın ilk olarak yapmaya çalıştığım tablomda kendisini meclisi mebusan yani bu günkü adı ile TBMM’ni açmadan az önce arkadaşları ile bir toplantı da tasvire çalıştım Sevgili Atamızın aldığı kararları iletmeden önceki kararlı ama bir o kadar da düşünceli ifadesini betimlemem zor olmadı
İkinci tablom annesi Zübeyde Hanım ve kendisini betimlediğim onların biraz daha gençlik yıllarını tuvalde göstermeye Çalıştığım bilinen bir tablodur ki Zübeyde hanım in gözlerindeki gurur ve neşesini yansıtmaya gayret gösterdim zira onun gibi bir anne olmak sadece benim değil tüm annelerin de idealidir diye düşünüyorum
Üçüncü küçük tuval de ise 57 yıllık ömrüne sıkıştırdığı Koca Bir Milleti Ayağa Kaldırıp da özgürlüğüne kavuştururken ve de yedi düvele kafa tutarken atmış olduğu o imza KEMAL ATATURK beni çok etkilemişti Ne Mutluyum ki Kurtuluş Savaşı sonrası hayata geçirdiği devrimler sayesinde bu gün emekli bir CUMHURİYET öğretmeniyim. Nice öğrenciler yetiştirdim devrimlerinin ışığında. Ne mutlu Cumhuriyetimizi yaşatan ve yaşayanlara.”
Kaynak: Özel HaberEditör: İsmet AKKOÇ - Emine AVCI