SON DAKİKA
reklam
reklam

Ortaya karışık salata -II-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 2 Kasım 2026, Pazartesi - 11:23   Okunma Sayısı:

 

    Hastanedeyiz. Daha önceki gelişlerimden tanışıklığımız olan güvenlik görevlisi hanıma bazı sorular sordum. Beni hatırlayamadı. Sonra bir erkek güvenlik görevlisi geldi ve geçmişteki konuşmaları hatırlattı, Hatta kendileri bana çay ikram etmeden önce “Çay kalmadı” demişti. Görevli hanım hatırladığını belirterek özür diledi. Bunun üzerine erkek görevli,

—-Çok yaşlandı, bazı şeyleri hatırlayamıyor, onun için de morga yakın yerde görevlendirdik, dedi.

***                             ***                          ***ve 

13 Eylül 2024 Beykoz-Sultaniye yolu ve akşam saatleri… Paşabahçe’den Beykoz istikametine giden siyah aracı bir hanım kullanıyordu. Araçta iki de çocuk vardı. Trafik neredeyse durma noktasına gelmişti. Beykoz istikametinden Paşabahçe’ye gitmekte olan beyaz araçta ise sürücü ve yanında bir hanım vardı. Her iki araç da yana yana pozisyonda durma noktasına gelmişlerdi. Siyah araçta arkada oturan çocuk,

---Aaa anne, bak babam, dedi. Anne başını çevirince kocasını bir hanımla aynı araçta görmüş oldu. Baba ise,

---Ne arıyorsunuz burada? demek zorunda kaldı. Bundan sonrasında kimse konuşmamıştı. İçimden geçen ise “yandı gülüm keten helva” demek oldu. Bu aile akşam fırtınalı (!) bir muhabbete girmiştir herhalde? 

  

Yine bir aşiret düğünü

Yoksul insanların gözüne sokarcasına görgüsüzlük örneği bir aşiret düğünü… Bilmem kaç kilo altın, şu kadar para vb… Hep düşünmüşümdür, bu kişilerin hangi inancın sahibi olduklarını? Devletin maliye memuru oralara gidip inceleme yapmaz mıydı?  Veya “servetin şu kadarı devlete vergi olarak ödenmelidir” demez miydi? Ya da düğün sahipleri beyanda bulunmazlar mıydı, diye…

Bunlardan birisi için filmin sonu gelmişti. Şimdi hepsi adaletin önünde hesap veriyor. Çekirge bu, hep zıplayacak hali yok ya?

 

Yine hak gaspı

Bir turistik ilimizde mayolu turistler denizde atla gezdiriliyordu. Ekranda gördüğümüz kadarıyla bir at tökezledi, üstündekini attı ve suya gömüldü. Tabii bu arada su yutmuş, su belki de su ciğerlerine kaçmıştır. 

Hayvan haklarını gasp ederek para kazanma hırsına kapılan bu atların sahipleri, acaba o hayvanların âhını aldıklarını biliyorlar mı? Yazık günah değil mi? Yanınızda çalıştırdığınız işçinize, sahip olduğunuz hayvanlara neden şefkatli davranmıyorsunuz.

 

***                             ***                          ***

Kolay yolu tercih etmek

Köylüler ve çiftçiler tarımsal faaliyetlerini devam ettiremeyeceklerini haykırıyorlar. Tarladan topladıkları ve satamadıkları ürünleri otoyollara döküyor, traktörleriyle gösteriler yapıyorlar. Maden alanlarında olan köylüler ise, tarlalarının usulsüz kamulaştırılmasından, patlatılan dinamitlerin huzursuzluk ve korku yaratmasından, yer altı sularının siyanürle kirletilmesinden ve ağaç kesilmesinden yakınarak konuyu adli makamlara taşıyorlar. Ülkemiz sadece bu sıkıntılarla çalkalanmıyor tabii…

Bu işlere el atan şirketler, neden köylülerle oturup konuşmazlar; Onlara bir ziyafet verip sakince bir fikir alış verişinde bulunmaz ve ikna etmezler? En kolay yoldan jandarmayı haberdar ederek sert ve hukuk dışı işlemlere başvururlar?

***                             ***                          ***

***Siyaset sıkışmış, halk bunalmış, ekonomi daralmış durumda,

***Yabancı örgüt liderleri ve ideologları milli şahsiyetlerin önüne çıkarmak,

 

***                             ***                          ***

     İnsanımızın tansiyonu hiç düşmüyor. Barış ve huzur ortamında yaşamaktan çok uzağız. Böylesi çalkantılı anlara günün her saatinde rastlar olduk. Meydana gelen eylemler kişilere, kamu malına ve özel mülkiyete zarar veriyor. 

    Kutuplaşma ve kamplaşmalar, insanımızda olması gereken kardeşlik duygularını değil husumet duygularını kamçılıyor. Gücümüzü göstermekten, ağzımıza her geleni söylemekten biraz kaçınsak ne kaybederiz? Tepedeki esintiler aşağıda fırtınalar yaratıyor. Hiç mi görmüyoruz? Gümüş değerinde olan sözün yerine altın değerindeki sükûtu neden tercih etmiyoruz? 

***                             ***                          ***

    Sahte veya bozuk mal ihraç etmeye çalışan firmalar, her yakalandıktan sonra başka nam ve şirket adı altında yine mal ihraç etmeye kalkışıyorlar. En son tespit edilen zeytin yağı ihracatı olmuş ve geri çevrilmiştir. Bizi dış ülkelerin nazarında küçük düşürmeye hakları var mı?

 

Nerede kaldı sakinlik?

    Yunanistan gezimiz sırasında Korent Kanalı kuzeyinde Delphoi tapınağını gezdik. Tapınağın girişinde “Kendini bil” yazısı vardı. M.Ö. yıllarda bile insanlar eğitime önem vermiş, amfiteatrlar tesis etmiş, erdemli olmayı düşünmüşler. Bilgeler, filozoflar halkın sivri taraflarını törpüleyerek (!) onları eğitmeye özen göstermişler.

    Bu kadar gerginliğin temelinde eğitim sisteminin bozukluğu, bireylerin her şeyi kolay elde etme isteği, siyasetin ülkeyi aşırı derecede germesi, iktisadi mekanizmanın kül yığını gibi insanların üstüne çökmesi şeklinde nedenler yatmaktadır.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam